İSRAİL HAMAS SAVAŞI 2023
08 Ekim 2023 sabahı televizyonları açtığımızda, İsrail hava sahasında yüzlerce roket izi ile onlarca paraşütlü paramotorun dolaştığını gördük. Alt yazılarda, Gazze Şeridini kontrol altında tutan Hamas Örgütünün bir gecede beş bin roket ve füze fırlattığını, bine yakın Hamas militanı’nın İsrail içlerine sızdığını, Gazzeye yakın yerleşim yerlerinde çatışmalar yaşandığını öğrendik.

Bildiğimiz gibi Gazze Şeridi, Akdeniz kıyısında İsrailin güneyinde ve Mısıra komşu, 10 km derinlik, 41 km uzunlukta bir bölgedir. İrili ufaklı altı şehirde 2.3 milyon Filistinli yaşamakta, 2006 yılından beri Hamas Örgütü tarafından kontrol edilmekte ve İsrail tarafından kara ve denizden abluka altında tutulmaktadır.

Hamas’ın “Aksa Tufanı” adını verdiği saldırı, bu güne kadar gerçekleştirilen saldırılardan oldukça farklı, şiddetli ve beklenmeyen bir yoğunlukta gerçekleşmişti. Saldırı, bütün dünyada şok etkisi yaratırken, İsrail’in ve İsrail İstihbarat örgütü Mossad’ın nasıl gafil avlandığı konusu tartışılmaya başlandı. Benzer şekilde, İsrail’in dünyaca meşhur hava savunma sistemi Demir Küre’nin neden işe yaramadığı da tartışılıyordu.

Saldırının ardından İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “Bu olay İsrail’in 11 Eylülüdür” sözleri başka ihtimaller olduğunu da akla getirdi. İç politika’da oldukça sıkışan, haftalardır protesto gösterilerine maruz kalan Netanyahu Hükümeti, haberi olduğu halde, saldırının gerçekleşmesine izin mi vermişti? Bu saldırıyı uzun vadeli planlarının gerçekleşmesi için bir fırsat olarak mı görüyorlardı?

O kadar silahın, teçhizatın, roketin, füzenin, paramotorların Gazzeye sokulmasından, bunların eğitiminin yapılmasından, binlerce militan ile birkaç farklı istikamette aynı anda başlatılan sızma harekâtından, Gazzeyi çevreleyen tel örgüleri yıkmak için harekete geçen iş makinalarından, paramotorların havalanışından İsrail İstihbaratı Mossad’ın habersiz olması mümkün değildir.

İsrail’in “Demir Küre” adını verdiği hava savunma sistemi radar, bilgisayar ve füzelerden oluşan bir sistemdir. Aynı anda binlerce roket ve füzeye cevap verecek kapasitede değildir. Maksadı önemli sivil ve askeri tesisleri, hava alanlarını, limanları ve nüfusu yoğun yerleşim yerlerini füze tehdidine karşı korumaktır. Savaşın başından beri bazı aksamalar olsa da, görevini yerine getirmiştir.

Bugun (16.10.2023) Hamas saldırısının onuncu günü. On günde İsrail Ordusu, Gazzeye sağladığı elektrik ve suyu kesti. Karadan ve havadan ülke içine sızan Hamas militanlarını etkisiz hale getirdi. Gazze şeridine ve Hamas tesislerine yüzlerce hava ve füze saldırısı ve topçu atışı gerçekleştirdi, dengeyi sağladı. Zırhlı birliklerini sınıra yaklaştırarak Gazzeyi yeniden ablukaya aldı, muhtemel bir kara harekâtı için gün saymaya başladı. Bu arada sivil halkın Gazze’yi terk etmesi yönünde uyarıda bulunup, sivil çıkışlar için Mısır sınırındaki Refah Kapısının ve kuzeye giden intikal yollarının açık tutulmasını kabul etti.

Bu arada daha olayın başlangıcında ABD ve bazı Avrupa Ülkeleri İsrail’e desteklerini açıkladılar. Savaşın yayılmasını önlemek ve Hamas’ın en büyük destekçisi İran üzerinde baskı kurmak maksadıyla ABD bölgeye bir uçak gemisi gönderdi, ikinci uçak gemisine yola çıkma emri verdi. Aynı şekilde İngiltere de bir uçak gemisini Doğu Akdenize doğru yola çıkardığını bildirdi. Birleşmiş Milletler, NATO ve AB den zayıf birkaç açıklama dışında henüz güçlü bir ses duyulmadı.

Ortadoğu’da çıkarları olan Rusya ile Çin’in bu bölgede yaşanacak bir felakete ilgisiz kalmaları beklenemez. Rusya’nın BM Güvenlik konseyinde ateşkesi önermesi, bölgeye olan ilgisini ortaya koymaktadır. Çin’in de Rusya iile birlikte hareket etmesi beklenmektedir.

İsrail, saldırının ilk gününden beri çok yönlü bir savaşa hazırlanmaktadır. Bir yandan Lübnan güneyindeki İran destekli Hizbullah Örgütünü baskı altında tutarken, diğer yandan İran ve Suriye’ye savaştan uzak durması yönünde mesajlar vermektedir.

Başlangıçta saldırının dünyada hayret, hatta hayranlık uyandırdığı,  Hamas’ın silahlı insan gücünü, teknolojisini, eğitimini, planlama yeteneğini oldukça geliştirdiği bir gerçektir. İsrail gibi güçlü bir ülkenin hudutlarını bu kadar kolay geçmek, derinliklerine ulaşmak, yüzlerce esir almak kolay bir iş değildir. Uzun süren titiz bir planlama, teşkilatlanma, silahlanma ve yoğun bir eğitim gerektiren bu işi Hamas başarı ile gerçekleştirmiştir.

Hamas’ın, bu saldırının sonuçlarını iyi hesapladığı muhakkaktır. Defalarca İsrail ile savaşmış olan örgütün bu yönde tedbir alması da doğaldır. Bu nedenle Gazze halkına evlerinizi terk etmeyin çağrısı yapmaktadır. İsrail’i kara harekâtına zorlayıp, Ukrayna -Rusya savaşında olduğu gibi, güçlü askeri yapısı ile şehir sokaklarında ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle direnmeyi düşünüyor olabilir.

Daha önceki Hamas saldırılarında da Gazze’ye giren, sokak savaşları yapan, zayiat veren, zor da olsa şehri kontrol altına alan İsrail elbette ki elde ettiği tecrübelerinden yararlanacaktır. Bu nedenle, Gazze’yi hava kuvvetleri, füzeler ve topçu ateşi ile vurarak savaş alanını kendi istediği hale geirecektir. İsrail’in bu konudaki eğitimlerini artırdığı, tekniğini, teçhizatını ve silahlarını buna göre geliştirdiği de unutulmamalıdır.

Savaşın başında birçok insanın hayranlıkla seyrettiği görüntüler, gün geçtikçe yerini esir alınan İsraillilere yapılan işkence, hakaret ve şiddet görüntülerine ve İsrail bombardımanında yıkılan evlerin, yaralanan, ölen sivillerin, çocukların görüntülerine bıraktı. Savaşın onuncu gününe gelindiğinde, hiç kimse “kim haklı, kim haksız” diye düşünmüyor artık. Sosyal medyaya ve TV lere yansıyan görüntüler, her iki tarafı da haklı olmaktan çıkarmış, savaşın vahşi yüzünü ortaya koymuştur.

İsrail’in karşı harekâtını meşru müdafaa olarak gören ülkeler, hastanelerin, şehirden çıkış yollarının bombalanmasını, orantısız güç kullanımını görmezden gelemezler. Gelinen durum, Gazze’de bir insanlık dramının yaşandığını ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler zaman kaybetmeden devreye girerek savaşın bütün bölgeye yayılmasına, Gazzede yaşanacak inanlık dramına, çocuk, kadın ve yaşlıların katledilmesine engel olmalıdır.

Sonuç olarak;

  1. Savaşın bütün bölgeye yayılma ihtimali göden uzak tutulmamalıdır. Bunun için Lübnan’ın güneyine yerleşik İran destekli Hizbullah Örgütünün, İran ve Suriyenin doğrudan veya dolaylı olarak savaşa dâhil olmasına engel olunmalıdır. Hizbullahın savaşa girmesi, yangının bütün bölgeye yayılmasına ve bölgede hayal bile edilemeyen büyük bir yangının çıkmasına neden olabilir.
  2. Ortadoğuda yaşanan savaşa Rusya ve Çin’in ilgisiz kalması beklenemez. Bu iki ülkenin muhtemel reaksiyonları daima göz önünde bulundurulma, adımlar ona göre atılmalıdır.
  3. İsrail, bugüne kadar girdiği savaşlara, belli bir kazanım elde etmeden son vermemiştir. Bu savaştan da bazı kazanımlar elde etmeden bitirmeyecektir. Bu kazanımların Ortadogu’da yeni savaşlara neden olacak durumlar/olaylar yaratmasına dünya izin vermemelidir.
  4. Türkiye, yangının yerinde söndürülmesi prensibinden hareketle, insani yardım faaliyetlerine devam etmeli, kim haklı, kim haksız demeden, bu insanlık dramını sonlandıracak adımlar atmalı, ateşi kendisinden uzak tutmalıdır.

 

 

Nevzat KUTLU

Düşünenlerin Düşünceleri
Türkiye'nin Gizli Sorunu: Ekonomik İşgal RUSYA’DA NELER OLUYOR? Emin Erman: Osmanlı neden Balkanlara Anadolu’dan daha çok önem verdi? Seküler Milliyetçilik ve Türk İslam Sentezi İSVEÇ VE FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ Türk Cumhuriyetleri ve Demokrasi: Kırgızistan'daki Darbe Girişimi İddiaları Türkiye’nin Mülteci Sorunu ERDOĞAN’IN YENİ DÖNEMİNDE TÜRK DIŞ POLİTİKASI Seçim Sonrası Dış Politika KÜRTÇÜLÜK DÖNÜŞÜR MÜ, DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR Mİ? Osmanlılar Balkanlar'da İslamlaşmayı Zorladı mı? İSKOÇYA’YA MÜSLÜMAN BAŞBAKAN: KÜRESELLEŞME BUNUN NERESİNDE? 21 Mayıs seçimi ve Batı Trakya Türk Azınlığı Rusya'da Kıpırdanma Henüz Birmiş Sayılmaz DNA Sonuçlarımız ve Etnik Kimliğimiz? TÜRKİYE - MISIR İLİŞKİLERİNİN NORMALLEŞMESİ VİZESİZ AVRUPA VE 300 MİLYAR DOLAR VAATLERİ ÜZERİNE NATO’NUN GENİŞLEMESİ: FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ PROF. DR. YUSUF HALACOĞLU: TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN BU TEDBİRLERİ ALMAK GEREKİYOR BULGARİSTAN SEÇİM SONUÇLARI: Yine, yeniden! Yine, sil baştan... Amerikan Devlet Biyografisi 14 Mayıs Seçimlerinde Küçük Partilerin Rolü Bulgaristan'da Arkası Gelmeyen Seçimlere Tamam mı Devam mı? Türkiye, Biden'ın 2. demokrasi zirvesine davetli listesinden neden çıkarıldı? Balkanlarda Türk Mirası Dağlık Karabağ'ın Sonu: Batının Eylemsizliği Azerbaycan ve Rusya'yı Nasıl Etkinleştirdi? MELEZLEŞEN SİYASET ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜ! Bektaş Yusuf UKRAYNA’DA MUHTEMEL BAHAR OPERASYONU- 2024 YEREL SEÇİMLER ÖNCESİNDE TÜRK MİLLETİNE UYARILAR!.. TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR TÜRK DEVLETİDİR!.. Türk Üniversitelerinde Afrikalı Öğrenci Sorunu YEMEN, HUSİLER VE KIZILDENİZ GÜVENLİĞİ ERDOĞAN’IN YUNANİSTAN ZİYARETİ İsrail savaşı kazanacak ama Hamas'a karşı savaşı kaybedecek mi? Özgür Özel ya da İtiraz Kültürünün Geri Dönüşü Rusya'da Wagner ile Suriye'de ÖSO Benzerliği İSRAİL HAMAS SAVAŞI 2023 Çipras Kaybedince İstifa Etti, Peki Ya Bizdekiler? Türkiye NATO ve Batı dışında kalmaya hazır mı? Osmanlı’da Gerileme Nasıl Başladı? RUSYA’DA NELER OLUYOR - II Kendi ellerimizle yaktık dünyayı! YENI BALKANLAR VE ESKI SORUNLAR... Yabancı gözü ile Türkiye Ekonomisi Ulaşım Zamları Ve "Rasyonel" Düşünmek Osmanlı İmparatorluğu Neden Sanayileşemedi? Ortaçağ Avrupa’sında din anlayışı, kilise-yönetim ilişkisi ve günümüz Türkiyesindeki durum SURİYE İLE İLİŞKİLERİN NORMALLEŞMESİ RUSYA’DA TERÖR SALDIRISI İsrail Hamas Çatışması Amerika'da Nasıl Algılanıyor?