Sevgili Okurlar, elbette futbol üç ihtimalli bir oyundur. Tüm maçlarımızı kazanamayacağımızı bizde biliyoruz. Ancak bazı maçlar vardır ya, böyle her türlü, her tarafından fazlasıyla can sıkar. İşte Antalyaspor maçı böyle bir maçtı.
Neden böyle söylüyorum. Birincisi futbol can sıkcı. İkincisi tribünler anlamsız bir şekilde boş. Üçüncüsü saha zemini nasıl böyle kötü olabilir. Dördüncüsü hakem sahaya futbol oynatmamaya çıkmış. Beşincisi Antalyaspor futbolcuları futbolun tüm çirkinliklerini gösterdi. O yüzden keyifli değil her türlü can sıkıcı bir maçtı.
Samsunspor sahada takım ruhundan uzak dağınık bir futbol oynadı. Kanatlardan yapılan ortalar kötü. Korner atışları keza öyle. Final paslarını yapamadık. Uzaktan kaleyi isabetli yoklayamadık. Uzun toplarla saha içinde tehlike yaratamadık. Kaleye dikine paslar atamadık. Yetenekli ayaklarımız sorumluluk alamadı vb.
Thomas Reis'in bu zamana kadar yaptıklarına ve aidiyet duygusuna son derece saygılıyım. En üst perdende takdirlerimizi fazlasıyla ifade ediyoruz. Nacizane yine de bir tavsiye de bulunayım. Alfonso Souza ikinci yarı yerinde oynamaya başlamış. Bir dinamizm de yakalamışken, neden oyundan alındı anlayamadım. Tomasson'un oyundan alıp Celil ile orta sahayı güç katmak tamam. Ancak Polat'ı sahaya kurtarıcı olarak sokulması ne kadar doğru. Üçlü defansa geçtiğimiz de Souza mutlaka sahada kalmalıydı diye düşünüyorum. Stoper Toni Borevkoviç son dakikalar da ön tarafta sahaya sürülebilir miydi. Neyse Thomas Hocan'ın vardır bir bildiği.
Antalyaspor teknik direktörü Emre Belözoğlu ve futbolcuları sahada yapılması gereken bütün çirkinlikleri yaptılar. Oynadıkları futbol falan değil. Böyle futbol olmaz. Emre'nin teknik direktör olarak Türk futboluna katacağı hiç bir şey olmadığını düşünüyorum.
Maçın hakemi Arda Kardeşler sahaya futbol oynatmamaya çıkmış gibi bir görüntüsü vardı. Tüm takdir haklarını rakip takımdan yana kullandı. Maçın özetinden elbette bu sonucu çıkaramazsınız. Ama benim gibi tribünden 90 dakika canlı izlediğiniz de bunu çok net görürsünüz. Bu tip hakemlerin Türk futboluna hiç bir faydası olmadığı gibi tabiri caiz ise futbolun da katilleridir diye düşünüyorum.
Saha zemini neden bu kadar sorunlu anlayamıyoruz. Bu işin sorumlusu.kimdir. Neden zamanında önlemi alınmaz. İvedi bir şekilde çözüm üretilmesi önem arz etmektedir.
Esasında canımızı en fazla sıkan konu tribünlerin anlamsız bir şekilde boş olmasıydı. Son zamanların en boş tribünüydü. Bilet fiyatları, maçın günü ve saati, stadyum uzakmış falan filan. Ben artık bunların hiç birine de inanmıyorum. Ben şahsen Samsunspor maçı mevzu bahis olduğunda hastalık ve ölüm kalım dışında stadyum da her zaman olurum.
Bu maçın sonucu kesinlikle maç seçip stadyuma gelmeyen taraftara yazar. TV başından bu takımı eleştirmeye de kesinlikle hakları yok. Bugün tribünde 20-25 bin taraftar olsaydı, maçın sonucu kesinlikle galibiyet olurdu. Maça gelmeyerek Thomas Hocaya ve tarihinin en iyi kadrolarından birini ciddi bonservis paraları harcayarak kuran yönetime karşı da bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Samsunspor Süper Ligi üçüncü bitirmiş. Avrupa Kupalarına katılmış. Yaklaşık 50 milyon Euro değerinde bir takım kurmuş. Daha ne olsun. Maç seçmeye kimsenin hakkı yok. Bir de küsme mevzusu var. Ya renktaşım neden ne olursa olsun. Armaya küsme mi olur Allah aşkına.
Ben bu zamana kadar yazdığım tüm yazılarımda taraftardan gururla onurla bahsettim. Keyifle onları övdüm. Bugün ise sadece oraya benim gibi giden taraftara teşekkür ediyorum. Avrupa maçları öncesi evimizdeki iki maçı kazanmalıyız. Sonrası zor bir fikstüre başlıyoruz.
Daha ne diyeyim. Taraftar Silkelenmeli.
Sağlıcakla Kalın.


