Mübadele Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir. Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri henüz bitmemişken 30 Ocak 1923’te imzalanan Mübadele Sözleşmesi ve Protokolü’ne göre Yunanistan topraklarında yaşayan Müslümanlar ile Türk topraklarında yaşayan Ortodoks Rumlar arasında gerçekleşen Büyük Mübadele ya da Büyük Ayrılık zorunluydu. Memleketlerinden ayrılmak zorunda kalan mübadillere,hiçbir seçim hakkı tanınmadı. “Yok!” sayılarak kaderi çizilelenlerdi onlar!
Ben,acı göçü yaşamış Kavala mübadili bir ailenin evladıyım. Anne tarafım, İzmir’in ilçesi Ödemiş’e iskân edilmişler. Annem Aliye dokuz yaşındaymış geldiklerinde. Büyüklerimiz yüreklerimize kin ve nefret tohumları ekmediler. Kavala’nın bir cennet olduğunu ve bolluk bereket içinde yaşadıklarını, Rum Türk ayrımı yapmadan güzel komşuluk ilişkilerini anlatırlardı bizlere. Ne çete baskınlarından ne yaşadıkları acılardan söz ettiler. Mübadele gerçeğini anlatmadılar.
Son yıllara kadar Türk tarih yazımında da Mübadele üzerinde pek durulmadı. Sanki olmamış gibi hep üzeri örtüldü. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın 2001’de kurulması ve buna bağlı olarak Derneklerin çoğalmasıyla Mübadeleye duyulan ilgi arttı. Mübadeleyi anlatan yazarlar çoğaldı. Ben de Lozan Mübadilleri Vakfı Ege Bölgesi Onur Üyesiyim. Öğretmenlik mesleğimden emekli olduktan sonra atalarımın hatıralarından yola çıkarak, çok da araştırma yaparak üç kitap yazdım. Mübadele konusu, ilk kez “Kalbim Rumeli’de Kaldı” kitabımdan alınan bir parça ile MEB tarafından 2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılında Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabına girdi. Çok mutlu oldum. “Kalbim Anadolu’da Kaldı” adlı ikinci kitabımı yazmak için Atina’ya giderek yüz yüze görüştüğüm Anadolu Rumlarının hikâyelerini anlattım. “Hasretin Çocukları” kitabımda ise Makedonya göçmenleri de var.
Mübadelenin 100. Yıl dönümü nedeniyle Fransa-Almanya ortak yapımı “SILA HASRETİ” adlı belgeselde, aldığım teklif üzerine “mübadil atalarımınyaşadıklarını” anlattım. Ortodoks Rumların hikâyesi de Yunanistan’da çekildi. Nefes aldığım sürece “Mübadillerin Sesi” olmaya devam edeceğim.
Hiç kuşkusuz Mübadele, büyük kopuş, büyük acı, büyük hasret demektir. Eğer bir daha yaşanmasın istiyorsak bu öyküyü unutmamak ve unutturmamak gerekir. Mübadeleyi yaşayan 1.Kuşaklar, bize bunu anımsatmak için türkülerle, şarkılarla, öykülerle, masallarla, ağız tadından yaşam biçimine getirdikleri ve götürdükleriyle, iki yakada büyük bir kültürel ve sanatsal miras oluşturdular. Bu mirası kuşaktan kuşağa aktarmak bize düşer. Kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ayrılmadan ve “Yurtta barış, dünyada barış!” diyerek…
İçinde bulunduğumuz Kurban Bayramı nedeniyle;
Asya Balsam çalışanlarının ve okurlarının bayramını kutlar, sağlık ve mutlulukla nice bayramlar dilerim.
Eğitimci-Yazar Firdevs Tunçay, 28.06.2023, Karşıyaka-İZMİR


