Bu serginin önemli bir özelliği de Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekleştirdiği bütün devrimlerin hiç eksiksiz olarak sergilenmesidir. Sergi salonuna girdiğinizde, duvarlarında “Atatürk ve Devrimler” fotoğraflarıyla; ekonomik, sosyal, siyasal ve gelişmiş düzeyiyle Türkiye Cumhuriyeti karşılıyor ziyaretçilerini.
KEMALİST DEVRİMLER
Atılan ilk adımlar… 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesi ve aynı tarihte Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle idari yapıda başlıyor devrimler. Onu eğitimden yargı sistemine, medeni kanuna kadar her alanda yapılan yenilikler izliyor. Çağdaş hukuk normlarıyla hızlı bir dönüşüme giriyor toplum. Saltanattan halka geçen egemenlik… Halifeliğin kaldırılması, tekke ve zaviyelerin kapatılması, laikleşme yönünde yapılan köklü değişimler… Halkın eğitiminin önünü açan alfabe ve dil devrimleri… Kamusal hayatta artık biz de varız diyen kadınlar. Hepsi karşımızda resmigeçit yapıyor. Yüzümde bir gülümsemeyle onlara baktıkça Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğum saygım ve sevgim daha da artıyor.
DÜNYA EKONOMİK BUHRANI
Sene 1929…Tam ayağa kalkıyoruz derken dünyayı kasıp kavuran ekonomik buhran gelmez mi! Buhranın ağır etkileri altında kalkınma arayışları... “Bekârlık Vergisi” de bu bölümün dikkate değer hikâyelerinden biri. 1929; 18 Mart’ta Yozgat Milletvekili Süleyman Sırrı İçöz, 25-45 yaşları arasında bulunan tüm bekâr erkekler ile 20 ile 35 yaşları arasında olup da resmi bir daireden maaş alan kadınların “Bekârlık Vergisi” olarak maaşlarının bir kısmını ödemeleri için TBMM’ne bir teklif sunuyor. Bu teklif halk arasında büyük yankı uyandırdı! “Karşılıklı sevgi olmadan evlilik yapılır mı?” dediler. Zamanın gazetelerinde bununla ilgili 1 Nisan Şakaları yapıldı. Tasarı kabul edilmedi.
“Mücadelede ilk hedef AKDENİZ’Dİ / Şimdi İkinci Hedef İKTİSAT” yazısıyla Tasarruf Haftası afişi karşılıyor bizleri. “Yerli Mallar Pazarları” fotoğrafındaki üzerinde “İş Bankası” yazan kumbara beni çocukluğuma götürüyor. Bizim neslimiz, bayram paralarımızdan ve harçlıklarımızdan kalanları, İş Bankası yazılı kumbaramıza atarak tasarruf yapmayı Atatürk Cumhuriyeti’nden öğrendi. “1929; 4 Nisan: Yerli Malı Haftası” fotoğrafına bakarken, Ödemiş Zafer İlkokulu’mda her yıl kutladığımız Yerli Malı Haftası’nı anımsıyorum. Artık ilkokullarda bu güzel haftanın kutlanmayışına üzülürken şu dizeler ağzımdan dökülüyor:
“Yeri malı yurdun malı / Her Türk onu kullanmalı.”
Savaşlardan çıkmış bir ülkede mucizeler yaratmış Atatürk! Yabancıların mülkiyetinde iken Cumhuriyetin ilanından sonra satın alınarak millileştirilen demiryolları… Devletçilik İlkesiyle Türkçü Ekonomiden hiç şaşmadan ardı ardına hayata geçirilen fabrikalar (1934-1937); sanayileşme çabaları; çarkları döndürmek için açılan (Sümerbank ve Etibank) milli bankalar… Ana yurdu bir uçtan bir uca kuşatan ve devlet sermayesiyle açılan yeni demiryolu hatları; köprü ve barajlarla inşa edilen ülkemin fotoğrafları, film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor. Kara dumanlarını savurarak gelen trenlere baktıkça gençlik yıllarımda Ödemiş’te söylediğimiz türküyü anımsıyorum:
“Kara tren gelmez m’ola? / Düdüğünü çalmaz m’ola?
Nazlı yâri gönderdim / Mektubunu yazmaz m’ola?”
Kemalist Devrimler, ulusu tepeden tırnağa yenilerken, ülkeyi kalkındırma inancına sahip bir nesil ortaya çıkıyordu. Beş on yıl öncesine kadar bir araya gelemeyen kız ve erkekler; okul sıralarında, çalışma hayatında, denizde ve spor karşılaşmalarında yan yana geliyorlardı. Cumhuriyet Gazetesinin 1929 yılında başlattığı Güzellik Yarışmalarında, 1932 yılının Türkiye Güzellik Kraliçesi seçilen Keriman Halis o yıl, Belçika’da düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’nda birinci seçilmişti. Gazi Mustafa Kemal, Keriman Halis’in başarısı üzerine, bir beyanatında “Keriman Ece” ifadesiyle Soyadları Kanunu’ndan iki yıl önce, aile soyadlarını hediye etmişti.
1938 yılında, Ata’mızı kaybetmiş olsak da kalbimizde yaşamaya, devrimleriyle ışığımız olmaya devam ediyor. “Bir Millet Uyanıyor” Sergisi, Cumhuriyet gençliğinin o benzersiz coşkusunu yeniden yaşamaya ve yaşatmaya davet ediyor. Sergi 19 Mayıs 2024 tarihine dek açık olacaktır. Görememiş olanlarınıza bu sergiyi kaçırmamanızı içtenlikle tavsiye ederim.
Eğitmen-Yazar: Firdevs Tunçay


