Fatih’in yaşadığı dönemlerde Hanedan aileleri arasında yapılan evlilikler, o günkü koşullarda uluslararası siyasetin şekillenmesinde önemli rol oynuyordu.
Osmanlı Sarayı ile Bizans sarayı arasında geçmişte birçok evlilik olduğu için iki Hanedan arasında belli ölçüde bir akrabalık bağı oluşmuştu.
Trabzon’daki Pontus Hanedanı, Bizans İmparatorluk ailesiyle yakın akrabaydı.
Dolayısıyla 1453’teki büyük fetihten sonra ailenin Trabzon kolu bir anlamda sürgündeki Bizans Hanedan mensupları sayılıyordu.
Bu durum nedeniyle Osmnalıların ilk fırsatta Trabzon’a saldırıp bu duruma son vermek isteyeceğine kimsenin şüphesi yoktu.
Bu tehlikenin farkında olan Pontus Kralı David, gerilimi azaltmak için Osmanlılar ile anlaşmalar imzalamış, bu arada Fatih Sultan Mehmet’in üvey annesi Sırp Prensesi Mara Hatun ile evlenebilmek için aracılar göndermişti.
Bu evliliğin gerçekleşmesi için çaba göstermekle kalmayan İmparator David, Osmanlıların en büyük rakibi Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’la yeğenini evlendirmiş ve böylece olası bir saldırı halinde Akkoyunlulardan yardım almayı ummuştu.
Akkoyunlularla kurduğu ilişkilere güvenen David, ödemekte olduğu vergiyi aksatınca Fatih Sultan Mehmet’in aradığı fırsatı kendiliğinden vermiş oldu.
1461’de denizden ve karadan Trabzon’u kuşatan Osmanlılar, Pontus Devletini tamamen ortadan kaldırdı.
Şehri kuşatan Fatih Sultan Mehmet’e direnemeyeceğini anlayan Pontus Kralı David, uzlaşma içinde kenti teslim etmeye razı geldi.
Balkanlarda göz hapsinde bir emeklilik hayatı geçirmeyi kabul etti. Ailesiyle birlikte Trabzon’dan ayrılıp gözetim altında Balkanlara sürgün edildi.
Fatih Sultan Mehmet, düşmanını aşağılamak amacıyla 24 yaşındaki kızı Anna’yı haremine aldı.
Böylece Rum toplumuna güçlü bir mesaj vermiş oluyordu.
Aslında Fatih Sultan Mehmet’in gönlü, Pontus Hanedanının bir başka mensubu olan Aleksiyas Hatuna akmıştı.
18 yaşındaki Prenses Aleksiyas son derece güzel bir genç kızdı.
Ancak Fatih, siyasi sebeplerle David’in kızıyla evlenmeyi tercih etti. Prenses Aleksiyas, diğer Hanedan mensuplarıyla birlikte göz hapsinde tutuldu.
Öte yandan durumu içine sindiremeyen David, el altından Akkoyunlu hükümdarına haber salarak onu Osmanlılar ile savaşması için tahrik etmeye kalktı.
Ancak Fatih, düşmanını çok iyi takip ettiriyordu. Onun bu girişiminden haberdar olunca takvimler 1463’ü gösterirken David ve üç oğlunu idam ettirdi.
İki sene önce haremine aldığı kızı Anna’yı boşadı ve vezirlerinden Zağanos Paşa ile evlendirdi.
Ancak iki yıl önce Trabzon’u fethettiği dönemde gördüğü Prenses Aleksiyas’ı unutamamıştı. Güzelliği dillere destan genç kızla evlendi.
Böylece bir taşla iki kuş vurmuş oluyordu.
Bir taraftan David’in idamını ve kızını boşamasını son Pontus Kralının kişisel hatalarına bağlamış oluyordu.
Öte yandan İmparatorluğun içinde önemli bir nüfusu bulunan Ortodoks toplumuna ve Patrikhaneye ise soylu bir genç kızla evlenerek saygı göstermiş oluyordu.
Prenses Aleksiyas, ömrünün sonuna kadar Fatih Sultan Mehmet’in gözde eşi olarak kaldı.
Osmanlı Padişahı, güzel eşinin Müslüman olması için hiçbir baskı yapmadı.
Bunun nedenini soranlara, Rum ahalinin gönlünü kırmamak gerektiğini söyleyerek geçiştirmiştir.


