Venezuela bir Gece’de, Ukrayna Neden Düşmüyor? Savaşan, Kazanan Kim?

Bu soru bugünün dünyasına uzaktan bakan biri için tablo oldukça çelişkili görünüyor. Bir yanda Rusya, Ukrayna’ya saldırıyor; aradan üç yıl geçmesine rağmen ancak belirli sınır bölgelerinde ve Kırım’da kontrol sağlayabiliyor. Diğer yanda ABD, tek gecelik operasyonlarla rejimler üzerinde fiili hâkimiyet kurabiliyor; doğal kaynaklara erişimini garanti altına alıyor. Peki bu fark nereden kaynaklanıyor?

Sorunun cevabı Ukrayna’nın gücünde değil, Ukrayna’nın arkasında kimlerin durduğunda gizli.

Gerçek şu ki, Ukrayna bugün yalnızca Rusya ile savaşmıyor. Ukrayna sahada görünen aktör; fakat perde arkasında ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler Rusya ile dolaylı bir savaş yürütüyor. Silah Ukraynalının elinde, istihbarat Batı’dan; mühimmat Batı’dan, finansman Batı’dan; diplomatik kalkan Batı’dan. Bu nedenle Ukrayna düşmüyor.

Batı açısından Ukrayna, klasik anlamda bir “müttefik ’ten çok daha fazlası. Ukrayna, Rusya’yı yıpratmak için kullanılan stratejik bir cephe. Batı asker göndermiyor, kendi şehirleri bombalanmıyor; ama Rusya’nın askeri gücü, ekonomisi ve siyasi itibarı bu cephede aşındırılıyor. Bu, Batı için son derece düşük maliyetli bir mücadele.

Peki Batı bunun karşılığında ne kazanıyor?

Öncelikle Rusya’nın güçlenmesini sınırlandırıyor. Soğuk Savaş sonrası oluşan dengede Batı’nın en büyük korkusu, Rusya’nın yeniden büyük bir kara gücü olarak Avrupa’da belirleyici hâle gelmesiydi. Ukrayna savaşı, Rusya’yı bu hedefinden uzaklaştırıyor.

İkinci olarak Avrupa’yı ABD’ye daha bağımlı hâle getiriyor. Enerji krizleri, savunma harcamaları ve güvenlik endişeleri, Avrupa ülkelerini yeniden ABD şemsiyesi altına soktu. NATO’nun anlamı ve rolü yeniden tanımlandı; ABD liderliği güçlendi.

Üçüncü kazanç ise küresel mesaj. Batı, Ukrayna üzerinden şunu söylüyor: “Benim çizdiğim düzenin dışına çıkarsan, doğrudan değil ama dolaylı yollardan bedel ödersin.” Bu mesaj sadece Rusya’ya değil; Çin’den İran’a kadar pek çok aktöre yöneliktir.

Bu noktada Venezuela ile Ukrayna arasındaki fark daha net görülür. Venezuela’nın arkasında böyle bir askeri, ekonomik ve diplomatik blok yok. Nükleer caydırıcılığı yok, güçlü ittifakları yok. Bu yüzden “bir gecelik operasyon” mümkün olabiliyor. Ukrayna’da ise böyle bir tablo yok; çünkü Ukrayna aslında tek başına değil.

O hâlde şu soruyu sormak gerekir: Ukrayna gerçekten kazanıyor mu?

Askerî olarak ayakta kalıyor, evet. Ama bedelinide Ukrayna ödüyor. Yıkılan şehirler, kaybedilen bir nesil, çöken ekonomi… Batı için bu bir jeopolitik mücadele; Ukrayna için ise varoluşsal bir savaş.