Ara sıra bir serçe ya da bülbül, günün güzelliğini içiyormuş gibi kuş banyosunun yakınındaki bir dalın üzerinde bazen şarki söyleyerek bazende sessizce oturmasını seyretmek minik varlıkların neşesine huzuruna, dinginliğine tanık olmak her zaman benim de ruhumu dinlendiriyor.
Ne zaman zihnim kaygı yaratan bir düşünce döngüsüne kapılsa, kuşların beni geri getireceğine her zaman güveniyorum. Onları seyrettikçe sanki her defasında “hey boşuna işkilleniyorsun, neşeli ol” mesajları veriyorlar gibi!
Arka bahçemde oturup onlarca kuş türünün kendilerini beslemeye çalışmasını ya da yeni doğan yavrularını beslemesini izlemek bana büyük keyif veriyor. Onların cıvıldaşarak bazen birbirleri ile kavga edercesine, çoğunluklada sıra bekleyerek yemlerine veya banyo yapmalarına, su içmelerine odaklanmaları seyredilmeye değer.
Böylelikle doğa ile bütünleştiğimi kuşlar ve diğer hayvanlar kadar doğanın bir parçası olduğumu hissediyorum. Kuşların özgürlüğünü ve masumiyetini görmek bana her türlü negatif düşüncelerimi unutturuyor. Sadece karınları doyarken neşelerini cıvıltıları ile yansıtan kuşlardan öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.
Bu ara geçtiğimiz 3-4 haftadır fark ettim ki, armut ağacıma bir kuş yuva yapmış. Bu kuşa burada (ABD’de) Robin (Kızıl gerdan) diyorlar. Sadece hayvansal protein ile kendilerini besliyorlar yani bitkisel yem almıyorlar. Yuvaya yaklaştığım anda anne kuş çıkıyor ve cıvıldayarak beni takip ederek yuvasından uzak durmamı sağlamaya çalışıyor! Annelik işte! kim olursa olsun beni her gün görse bile yinede ihtiyati elden bırakmayıp yavrularını korumak için elinden geleni yapıyor. Anne kuş genellikle yavrularının yanında iken baba kuş devamlı yuvaya gidip geliyor tabiki her seferinde ağzında yavruları için, solucan, tırtıl, böcek vs. getiriyor. Yuvaya ulaştığında yuvada bir bayram havası estiğini tüm yavruların viyak viyak cıvıldaştığından anlayabiliyorsunuz. Yavrularını inanılmaz derecede bir ihtimamla bakıyorlar, tabiki bende kargadır, atmacadır bunlara dikkat ediyorum ki yuvaya yaklaşmasınlar. Böyle durumlarda sadece anne ve baba kuş değil etraftaki tüm robinler bir araya gelip karga veya Atmaca’yı yuvadan uzaklaştırmak için bağrışıyorlarken aynı zamanda bu büyük kuşlara karşı taciz uçuşları yapıyorlar vede genellikle başarılı oluyorlar. Sonunda bu büyük kuşlar pes edip uzaklaşıyorlar.
Buda gösteriyorki pek çok kuş türü birbirleri ile güçlü sosyal bağlar kuruyor ve iş birliği yaparak birbirlerine destek oluyorlar. İnsanlarda, pek yapılamıyor ama, ortak hedeflere ulaşmak ve ihtiyaç anında birbirlerini desteklemek için topluluğa, iş birliğine ve ekip çalışmasına değer vermeyi kuşlardan öğrenebiliriz diye düşünüyorum.
Kuşlardan öğreneceğimiz çok şey olduğu muhakkak, yukarıdada işaret ettiğim gibi, kuşlar vahşi doğada sert hava koşulları, yırtıcı hayvanlar ve yiyecek kıtlığı gibi birçok zorlukla karşı karşıyadır. Bu zorluklara rağmen kuşlar pes etmeyip dayanıklılık ve azim gösteriyorlar. İnsanlarda, zorluklar karşısında dirençli olmayı ve aksiliklere rağmen ilerlemeye devam etmeyi pes etmemeyi kuşlardan öğrenebilirler.
Herkes kuşları görür, herkes kuşları duyar. Ancak pek çok insan sadece sınırlı sayıda devamlı gördüğü kuşların adlarını bilir. Tabii oda bir genel addır, serçe gibi. Lakin serçeninde en az 15-20 çeşidi olduğu bilinmesine rağmen spesifik adları insanların çoğu tarafından pek bilinmez, sadece serçe denilir. Çok kişi gördükleri serce kuşlarının arasındaki farkları tabiki algılar ama araştırıp ne olduğu hakkında araştırma yapmaz. Benim ağacıma en az 10-12 çeşit birbirinden farklı özelliklerde serçe geliyor ve bunların her birini tanımlayabiliyorum.
Çevremdeki kuşları öğrenmek için en başta yaptığım iş kendime bir dürbün edinmek oldu böylelikle çevremdeki ağaçlarıma gelen tüm kuşların adlarını öğrenebildim. Ve şimdilerde, kuşların lalettayin öttüklerinde veya şarki söylediklerinde veya birbirleri ile haberleştiklerinde seslerini ayırt edebiliyor hangi kuş çeşidi olduğunu tanımlayabiliyorum. Burada parantez açarak söylemek isterimki; ortak noktaları olmakla beraber, her kuş türünün kendi şarkısı varmış (her yürek kendi türküsünü söyler gibi) ve kuşlar şarkılarını söylemeyi yavru dönemlerinde babalarından öğreniyormuş. Şarki söylemek ne demek? Yani neşelerini doğaya aktarıyorlar. Öyle ise duyguları varmıdır? *.
Neyse gelelim esas konumuza yukarıdada bahsettiğim gibi, arka bahçemdeki patio’ya oturduğumda ardıç kuşlarının, sarı serçelerin, kardinallerin, mavi alakargaların, kumruların, kızıl gerdanların ve bülbüllerin sesini duyuyorum. Sığırcıkların, ev serçelerinin, kedi kuşlarının ve kızıl kuyruklu şahinlerin sesini duyuyorum.
Kuşlar zamanlarının çoğunu yuva yaparak, solucan, tırtıl, böcek yiyerek ve ağaçlardan duyduğumuz harika kuş şarkılarını üreterek geçirirler. Bütün kuşların hedefleri doğal olarak aynı; karınlarını doyurmak! Yaşamak için tüm canlıların yaptıkları ulvi bir şey! Yavrular birbirleri ile oynuyorlar. Her kuş cinsi kendi cinsi ile temas kuruyor lakin diğerleri ile iyi geçiniyorlar. Vakit geldiğinde gün batmasında yatıyorlar güneş doğar doğmaz gün aydınlanmaya başladığında da derhal günlük faaliyetlerine başlıyorlar.
Kuşlar başlı başına yaşayan bir sanattır. Öyle türler vardırki dünyadaki en canlı renklere sahiptir. Bazı kuşlar çiftleşme ritüellerinin bir parçası olarak dans eder ve süslerini güzelliklerini karşı cinse (dişi kuşa) sergilerler. Onların tüm varlığı, davranışları, yetenekleri, yaşam biçimleri benim için doğanın en güzel örneği, mucizevi ve muhteşem, onları bu yüzden seviyorum.
Kuşlar bize, bana göre, duygular, kinler, kötü duygular ya da zihnimize baskı yapan herhangi bir şey olmadan, hayatı özgürce vede kaygısızca nasıl yaşayabileceğimize yârdim ediyorlar.
Not: *(Kuşların gerçekten de duyguları, düşünceleri ve mizah anlayışları vardır. Sevdikleri birini kaybetmenin acısını yaşıyorlar. Gözlemlediğimiz duyguların çoğunu, insanların ifade ettiği korku, şefkat, öfke gibi duygulara benzer şekilde ifade edildikleri için tanıyabiliyoruz ve kuşların oynadığını, dalga geçtiğini ve eğlendiğini görüyoruz. Fedakâr davranışlar sergilediklerini görüyoruz. Yani evet onların duyguları var ve evet düşünceleri var. Bazılarının bizimkine benzer olduğunu biliyoruz. Ancak detayları veya ayrıntıları bilmiyoruz. Kaynak: A paper, Deciphering Avizan Emotions, 08 Jun 2023.)
Bu hususta daha ayrıntılı bir şekilde 17 yıl beraber yaşadığımız muhabbet kuşumdan edindiğim izlenimleri başka bir yazımda kaleme alacağım.


