İnatçılık, durum ne olursa olsun kişinin fikrini ve kararlarını değiştirmeyi reddettiği kişilik özelliği olarak tanımlanıyor. İnatçı insanlar değişime karşı çok dirençlidirler. Birisi onun inancını veya tutumunu değiştirmeye çalıştığında bunu reddeder. İnatçılığın zihinsel sağlığımız üzerinde ve pratikte hem artıları (daha sonra bahsedeceğiz) hem de eksileri olduğu söyleniyor, [Kaynak: https://www.psychologs.com/the-psychology].
İnatçılığın en yaygın belirtileri:
1. Değişimi Reddetmek
İnatçı bir kişi, gerçekler veya yeni bilgiler sunulsa bile çoğu zaman fikrini değiştirmeyi reddeder. Ne kadar kanıtın kendileriyle çeliştiğine bakılmaksızın inançlarına bağlı kalma eğilimindedirler.
2. Sertlik
İnatçı bir kişi olaylara yaklaşımında çok katı olabilir. Başka hiçbir seçeneği düşünmeden, işleri belirli bir şekilde yapmakta ısrar edebilirler. Değişime karşı çok dirençli olma eğilimindedirler ve meydan okunduğunda öfkelenebilir veya savunmaya geçebilirler.
3. Uzlaşmanın Zorluğu
İnatçı bir kişi, durum için gerekli olsa bile başkalarıyla uzlaşmayı zor bulur. Her zaman haklı olduklarını ve kendi yöntemlerinin tek yol olduğunu hissedebilirler. Bu esneklik onların başkalarıyla çalışmalarını ve işbirlikçi bir ortam yaratmalarını zorlaştırabilir.
4. Otoriteye Direnç
İnatçı bir kişi otoriteye karşı çok dirençli olabilir. Kurallara ve düzenlemelere meydan okuyabilir veya bunları sorgulayabilirler ve onlara uymakta zorlanabilirler. Sorumlulardan daha iyi bildiklerini hissedebilirler ve onları kontrol etmeye veya yönlendirmeye yönelik her türlü girişime direnebilirler.
5. Savunma Davranışı
İnatçı bir kişi, meydan okunduğunda çok savunmacı olabilir. Saldırıya uğradıklarını hissedebilirler, öfkelenebilirler veya düşmanca davranabilirler. Hatalı oldukları açık olsa bile davranışlarını veya inançlarını haklı çıkarmaya çalışabilirler.
6. Değişim Korkusu
Korku, kişinin inatçılığının nedeni olabilecek duygulardan biridir. Bildiğimiz gibi, rahat bulduğu şeylere bağlı kalmak ve dolayısıyla o konfor bölgesinde kalmak insanın doğasında vardır. Bu konfor bölgeleri onlara güvenlik ve istikrar duygusu sağlar. Küçük ya da büyük herhangi bir tehlikeyi tespit ettiklerinde, bu tehdidi kişide korku ya da kaygı uyandıran bir tetikleyici olarak görebilirler.
İnatçılıkla nasıl baş edilir:
İnatçı bir kişiyle karşı karşıyaysanız, durumu çözmek için kullanabileceğiniz aşağıdaki stratejilerden birkaçını kullanabilirsiniz:
1. Sakin Olun
İnatçı bir insanla uğraşırken sakin kalmak önemlidir. Öfkelenirseniz veya saldırganlaşırsanız, durum muhtemelen daha da kötüleşecek ve sorunun çözülmesini zorlaştıracaktır.
2. Dikkatle Dinleyin
Diğer kişinin bakış açısını dikkatle dinlemeye çalışın. Onlarla aynı fikirde olmasanız bile bakış açılarını anlamak, sorunu çözmenin bir yolunu bulmanıza yardımcı olabilir.
3. Mevcut Gerçekler
İnatçı bir kişinin fikrine meydan okumak istiyorsanız, bakış açınızı destekleyecek gerçekleri ve kanıtları sunmayı deneyin. Bu onların durumu farklı bir perspektiften görmelerine yardımcı olabilir.
4. Ortak Zemin Arayın
Mümkünse diğer kişiyle ortak bir zemin bulmaya çalışın. Bu, bir bağlantı kurmanıza ve daha iş birliğine dayalı bir ortam oluşturmanıza yardımcı olabilir.
5. Güç Mücadelelerinden Kaçının
İnatçı bir kişiyle güç mücadelesine girmekten kaçının. Bunun yerine her iki taraf için de işe yarayan bir çözüm bulmaya odaklanın.
İnatçılık başa çıkılması zor bir özellik olabilir, ancak üstesinden gelinmesi imkânsız değildir. İnatçılığın belirtilerini anlayarak ve etkili iletişim stratejileri kullanarak çatışmaları çözebilir ve çevrenizdekilerle daha iyi ilişkiler kurabilirsiniz. Sakin kalmayı, dikkatlice dinlemeyi ve ortak zemin aramayı unutmayın. Biraz çaba harcayarak en inatçı insanlarla bile çalışmanın bir yolunu bulabilirsiniz.
Kaynak:https://www.solhapp.com/blog/how-to-identify-a-stubborn-person
İnatçılık mutlaka kötüde değildir ve aslında bir erdemde olabilir. Bazen tarihin gösterdiği gibi insanlar inançlarına sadık kalarak doğru olanı yaparlar. Kurtuluş Savaşımızda Türkiye’nin Müttefik kuvvetler ve onların kışkırttığı Yunanistan tarafından işgal edilmesinin ardından yenilgiyi kabul etmeyi reddeden Mustafa Kemal paşamızı ele alalım. Ezici zorluklara rağmen, silah arkadaşlarını ve Türk halkını eninde sonunda galip geleceklerine ikna etti. Ülkesinin büyüklüğüne ve onun tarihi köklerine olan sarsılmaz inancı, vizyonunu gerçeğe dönüştürmesine yardımcı oldu. Savaştan sonra tüm dünyada Türkiye’yi layık olduğu seviyeye ulaştırdı, çabaları 1945 yılında ölümünden sonra filizlendi ve Türkiye Birleşmiş Milletlere kurucu üye olarak katılmayı başardı. Onun bükülüp eğilmeyen azim ve kararlılığı Türkiye’yi küresel sahnede saygı kazandırdı.
Bazen harika bir fikri ancak inatçı davranarak hayata geçirebiliriz. İnatçılık bizi sebatlı kılar. Herkes bize hatalı olduğumuzu bu fikrin becerilemeyeceğini söylemeye çalışırken fikrimiz başarılı olduğunda bu basari bizim hak ettiğimiz yerde iftihar ile durmamıza ve saygı duyulmamıza yardımcı olur. Ayırt edici bir şekilde kullanıldığında inatçılık, güçlü bir liderlik kalitesi ve başarının temel belirleyicisi olabilir.
İnatçı insanlar ne istediklerini bildikleri için daha kararlı olma eğilimindedirler. Daha fazla odaklanırlar ve zorda olsa işleri hallederler. Vizyon, eylem yönelimi, cesaret, dayanıklılık ve sebat gibi nitelikler inatçılığın türevleridir. Hatta Mustafa Kemal misalinde olduğu gibi azmin bir amaca yönelik inatçılık olduğunu bile iddia edebiliriz.
Evet Ata’mızın durumunda inatçılık bir nimetti. Ne yazık ki onun gibi pek fazla kişi yok. Bunun nedeni, bilgece inatçılık, ego güdümlü inatçılık ve hatta saf aptallık arasında ince ayrımların olmasıdır. Atatürk kendine ve halkına inanan büyük vizyon sahibi bir kişiliğe sahipti; başarılı olacağını daha başlangıçta biliyordu ve sonunda da başarılı oldu ve savaştan sonra da yaptığı, Cumhuriyet rejimi dahil, büyük devrimlerin ışığında Türkiye’yi Orta Doğu’da hiçbir ülkenin hala başaramadığı bir konuma ta 100 yıl evvel taşıdı.


