Evdeki istismar genellikle fiziksel saldırganlık eylemleriyle başlamaz. Çok daha incelikli bir şekilde başlama eğilimindedir, evet maalesef duygusal yollarla.
İstismarcılar genellikle ilk başta oldukça çekicidir. Başkalarını, bir eşten beklediğiniz her şeyin kendileri olduğuna inandıracak şekilde davranabilirler. Ancak yavaş ve emin adımlarla gerçek karakterleri ortaya çıkar ve onların ilk başta algıladığınız, bildiğiniz, tanıdığınız kişiden farklı bir kişi olduklarını fark etmeye başladığınızda, ne oluyoruz sorusunu kendinize sormaya başlarsınız.
Bu nedenle aile içi istismarın tüm yelpazesi, bir ilişkideki bir kişinin diğeri üzerinde güç ve kontrol uyguladığı duygusal ve psikolojik manipülasyonunu içerir.
Buna “şiddet döngüsü” deniyor. Bu, istismarın sözlü veya duygusal manipülasyon olarak başladığı ve belki daha sonra fiziksel hale geldiği bir kalıptır (Kaynak; Loggins). Tutarsız, incir çekirdeğini bile doldurmayan asılsız veya kıskançlık gibi şeylerle başlar ve sizi bazı arkadaşlarınızdan ve hatta kendi ailenizden dahi izole etmeye çalışmak gibi davranışlara doğru tırmanır. Üzerinde kesinlikle hiçbir kontrolünüz olmadığını hissettiğiniz bir ilişkinin içinde sıkışıp kalana kadar, incelikli manipülasyonlar daha da yoğunlaşır.
Kabul edilemez davranış örnekleri arasında fiziksel, duygusal veya cinsel istismar, manipülasyon, kontrol, yalan söyleme, kusur arama, hile yapma, sınırlara ve eşe saygı göstermeme, duyguları görmezden gelme veya geçersiz kılma, hataları yüze vurma, küçümseme veya küçük düşürme ve devamlı eleştirileri sayabiliriz, (Loggins).
Aşırı durumlarda, eleştiri bir tür duygusal istismara bile dönüşebilir; bir partner (eş), genellikle erkekler, ilişkinin kontrolünü sürdürmek için devamlı kusur arayabilir, eşlerini aşağılayabilir. Duygusal istismar asla kabul edilemez, ancak eleştiriden, yüze vurmaktan kaçınılmalıdır çünkü bu mutlu bir ilişkiye yol açmaz ve hatta ayrılığa ve boşanmaya bile yol açabilir.
Kocanızın sizi sürekli eleştirmesi veya kocanızın yaptığınız her şeyde kusur bulması ne anlama gelir?
Partnerinizin sizi suçlaması daha büyük bir sorunun parçası olabilir. Sizi manipüle, yani kontrol, etmeye, sizin ve ilişkiniz üzerinde güç kazanmaya çalışıyor olabilirler. Eğer bunu sürekli yapıyorlarsa, bu muhtemelen duygusal istismardır ve bu meyanda ilişkide kalmanız gerekip gerekmediğini düşünmeniz gerekir.
Bu gibi istismarcılar evliliğinizdeki sorunları konuşmak yerine her şey için sizi suçlamanın bir yolunu ararlar. Sıksık kendinize soruyormusunuz? kocam neden beni sürekli suçlu hissettirmeye çalışıyor?
İlişkilerde suçluluk duygusu tetiklemesi bazen basit bir manipülasyon biçimini alabilir; burada bir kişi diğer kişinin kendisini suçlu hissetmesini sağlayacak stratejiler geliştirir, böyle durumlarda suçlanan kişi kendisini normalde yapmayacağı bir şeyi yapmak zorunda hissedecektir. Bu, suçlayan kişinin istediğini elde etmesi demektir.
İstismarcılar daima sorumlunun kendisi olduğunu düşünmeyi seviyor. Eğer eşi çalışmıyor ve aileye ekmek getirende sadece kendisi ise bu ona dahada söz hakkı, liderlik vasfı hissettirebilir ve bundan dolayıda kontrolünü dahada pekiştirmeye çalışarak, sadece ben bilirim davranışından vaz geçmeyecektir! Sadece eşini değil, çocuklarınıda istediği yönde manipüle etmeye çalışacaktır.
Aile içindeki istismar ortamında büyüyen çocuklar, istismar etkilerini büyüme yaşlarında hissettikleri gibi ilerleyen yıllarda, bilhassa, 30-40’lı yaşlarda, kendileride çocuk yetiştirirken etkilerini çok daha fazla hissedecekler ve daima istismarcı babalarının davranışlarını nefret ile hatırlayacaklardır.
Eğer kocanız kontrolü elinde tutmaktan hoşlanan tipte bir adamsa, kendi egemenliğini savunmanın bir yolu olarak yaptığınız her şeyde kusur bulacağı kaçınılmazdır.
Sizin ve aileniz için en iyisinin ne olduğunu bildiğine gerçekten inanıyor olabilir, zaten bu yüzden sürekli kontrolü ele almaya çalışıyor.
Bu, çok ince veya açık olabilen bir manipülasyon şeklidir.
Bilinki, bazı erkekler, çoğunlukla bilerek, her hareketinizi eleştirerek ince manipülasyona başvurur.
Diğer bazı erkekler ise daha doğrudan davranarak eşlerine ne yapmaları, nasıl yapmaları, niçin yapmaları ve ne zaman yapmaları gerektiğini söylerler.
Devamlı suçlanma baskısı altında iseniz, sorumlu bir birey veya ebeveyn olarak, bilhassa zayıf karakterli, manupulative olmaya eğimli iseniz, kendinizi yetersiz hissetmenize neden olabilir.
Amaç, kendiniz hakkında o kadar kötü hissetmenizi sağlamaktır ki, zaman geldiğinde ona uyum sağlayacak ve işleri onun yöntemiyle yapacaksınız.
Bu davranış zamanla devam ederse istismara dönüşebilir çünkü sizin kendi isteklerine uymanızı sağlamak için her yolu deneyecektir.
Ne yazık ki bazı kadınlar, kocalarının kontrolcü davranışlarıyla başka nasıl baş edeceklerini bilmedikleri, ekonomik özgürlükleri olmadıkları veya ailelerini terk etmeleri (evliliklerini sonlandırmaları) durumunda çocuklarını kaybetmek istemedikleri için bu tür istismarlara dayanarak uzun yıllar aynı çatı altında nefret duyguları ile yaşamaya devam edip hayatlarını zindan ediyorlar.
Zindan deyince aklıma geldi! Dünyanın en kötü hapishanesi huzurun olmadığı bir evdir. Kiminle evlendiğinize ve kiminle âşık olduğunuza dikkat edin derim!
Onun için çocuk yetiştiren ebeveynlere buradan parantez içinde kuvvetle haykırarak söylüyorum, “kızlarınızın kocalarının esiri, kölesi olmasını istemiyorsanız! Lütfen kız çocuklarınızı okutmaya yönlendirip bir meslek sahibi olmalarına elinizden geldiği kadar çabalayın ve ekonomik bağımsızlık elde edecek bir mesleği olmadanda evlenmelerine müsaade etmeyin”. Çocuklarınıza vereceğiniz en güzel en ulvi hediye tahsildir. Tahsil onlara, meslek ve dolaysı ilede güven, kişilik ve ayakta kalma yani zorluklara karşı azimle göğüs germe gücü kazandırır. Geçelim asıl konumuza!
Eğer yukarıda yazdığım çerçevelerde bir eşiniz varsa vede hala onun ile yaşıyorsanız, genel olarak psikologlar, aşağıda özetlediğim önerileri tavsiye ediyorlar, (Kaynak; Boundaries in marriage, by Rachael Pace, Author).
1.Kocanızın yaptığınız her şeyde neden sürekli hata bulduğunu anlayamıyorsanız, bu konuyu onunla konuşmak iyi bir fikir olabilir.
Konuyu nazikçe gündeme getirin ve ona neden bu şekilde davrandığını sorun. Söyleyeceklerini dinleyin ve olaylara onun bakış açısından bakmaya çalışın.
Yaptığınız her şeyde neden hata bulduğuna katılmayabilirsiniz, ancak en azından onun nereden geldiğini ne gibi bir düşünce yapısı altında olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
2. Onu değiştirmeye çalışmayın
Unutmayın, ne kadar isteseniz de kocanızı değiştiremezsiniz.
İmkânınız olsa bile yaptığınız her şeyde kusur bulan birini neden değiştirmek isteyesiniz ki?
3. Kocanızla aranıza sınır koyun
Kocanız yaptığınız her şeyde sürekli kusur buluyorsa sınırlar koymak önemlidir.
Davranışının kabul edilemez olduğunu ve artık buna tahammül etmeyeceğinizi ona çekinmeden söyleyin.
Eğer sizinle saygılı bir şekilde konuşamazsa, uzaklaşması ve sakinleşmesi gerektiğini ona bildirin.
Bazen hak ettiğiniz saygıyı kazanmak için kendi adınıza konuşmanız ve sınırlar koymanız gerekir.
4. Olumluya odaklanın
Kocanız yaptığınız her şeyde daima kusur bulduğunda, olumsuzluklara odaklanmak kolaydır.
Bu nedenle onun eleştirisine odaklanmak yerine ilişkinizin ve evliliğinizin olumlu yönlerine odaklanın.
Onun sizin hakkınızda sevdiği şeyleri, sizin onun hakkında sevdiğiniz şeyleri ve sizi mutlu etmek için yaptığı şeyleri düşünün.
Hiçbir evlilik veya birey mükemmel değildir.
5. Her zaman tartışmayın
Bu aslında kritik kocalara sahip kadınların çoğunluğunun yaptığı şeydir.
Eğer kocalarından ayrılmaya hazır değillerse ve ekonomik olarak da çaresizce evliliklerini devam ettirecekler ise, tartışmanın anlamı yoktur.
6. Sorunlarınız hakkında başka biriyle konuşun
Kocanızın davranışlarıyla başa çıkmakta zorlanıyorsanız bu konuyu başka biriyle konuşmak, güvendiğiniz akıllı bir arkadaş, iyi bir fikir olabilir.
Güvendiğiniz bir arkadaşınızla veya aile üyenizle konuşun ve hayal kırıklıklarınızı dile getirin.
Anlayacak ve yararlı tavsiyeler sunabilecek biriyle konuşmak yararlı olabilir.
Ayrıca kocanızında saygı duyduğu ve ona mantıklı konuşabilecek biriyle konuşmasıda mantıklı olacaktır.
Bu yüzden kadınlara evlenmeye karar vermeden önce erkek arkadaşınızı tanımaya, kişiliğini anlayabilirseniz ve yukarıda bahsedilen özelliklerde birisi ise evlenmemenizi tavsiye ediyorum. Arzu edilmemesine rağmen eğer çiftler evlilikleri boyunca hayati birbirlerine zehrediyorlarsa, ayni çatı altında yaşamanın bir anlamı yoktur ve boşanmak en iyi çözümdür.
9. Kendinize odaklanın
Kocanız yaptığınız her şeyde sürekli kusur buluyorken yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri kendinize odaklanmak ve kendinizi mutlu etmektir.
Sizi mutlu eden ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan şeyler yapın.
Kocanızın davranışlarının hayatınızı kontrol etmesine, çocuklarınızın zihinlerinin karışmasına veya kendiniz hakkında ne hissettiğinizi belirlemesine izin vermeyin.
Mutluluğunuzdan sadece siz sorumlusunuz, bunun idrakinde olun.
Başka mutluluk kaynaklarınız ne kadar çoksa, onun tutumu sizi o kadar az etkiler.
10. Danışmanlık alın
Her şeyi denediyseniz ve hala kocanızın davranışlarıyla başa çıkmakta zorlanıyorsanız, danışmanlık almanın zamanı gelmiş olabilir.
Danışmanlık, kocanızın davranışını anlamanıza ve bununla başa çıkmanın yollarını bulmanıza yardımcı olabilir.
Ayrıca özsaygınız üzerinde çalışmanıza ve ilişkinizi geliştirmenize de yardımcı olabilir.
Daha da önemlisi çift (yani beraberce: siz ve kocanız) danışmanlığını deneyin.
Bu, her ikinizin de iletişiminiz üzerinde çalışmasına ve sorunları daha yapıcı bir şekilde çözmenin yollarını bulmanıza yardımcı olacaktır.
Eğer ikiniz de evliliğiniz üzerinde çalışmaya istekliyseniz, danışmanlık çok yardımcı olabilir.
Her şeyde kusur bulan bir kocayla yaşamak yorucu ve zehirlidir.
Kritik bir kocayla başa çıkmakta zorlanıyorsanız bu ipuçlarının size yardımcı olacağını umuyorum.
Unutmayın, saygı ve sevgiyle davranılmayı hak ediyorsunuz.
Daha azına lütfen razı olmayın. Saygılar, sevgiler ve iyi şanslar temenni ediyorum.


