Ahlaki Utanç Duygusu Nedir ve Nasıl Geliştirilir?
Yıllar evvel bir İsveçli değişim talebesini evimizde bir müddet misafir etmiş onun kasabamızda yarım sömestir lise tedrisatı yapmasını sağlamıştık. Bizimle 4 ay gibi kısa bir sure geçirmesine rağmen İsveç kültürü, ahlakı ve insanları hakkında epey bilgi sahibi olmuştuk.

Konuşmalarımızın birinde konu ülkelerdeki suç oranları idi ve ben İsveç’in neden hemen hemen dünyanın en az suç oranına sahip ülkelerden biri olduğunu sorguladığımda aldığım cevap o tarihte beni epey düşündürmüştü.  “Ne kanunlar ne de kurallar! “Tek sebep, ahlaki utanç” diye cevap vermişti! Mesela “ben” demişti arabamla veya bisikletim ile bir kaza yapıp birisini yaralasam bilirimki çevremde herkez bu yaptığımı öğrenecek ve bana karşı bakış acıları değişecek, “falancanın oğlu kaza yapmış” diyecekler.  Dolaysı ile ailemde bu yaptığımdan etkilenecek. Sokakta bile yürüyemez duruma gelirim! Bunları bilmek bende büyük bir utanç duygusu yaratır onun için mümkün olduğu kadar dikkatli olmaya çalışırım.

Ben 46 yıldır ABD’de yaşıyorum.  Buraya talebe olarak geldim, yüksek tahsil yaptıktan sonra çalışmaya başladım, evlendim, çocuklarım burada büyüdüler, okula gittiler, velhasıl bu memleketin sadece kültürüne değil insanların (çocuk, genç yaşlı) davranışlarına birbirleri ile münasebetlerinede geniş bir şekilde adapteyim.

Bunun yanında hemen hemen her yıl Türkiye’yi muntazaman ziyaret ediyorum. Türkiye’de bulunduğum zamanlardaki gözlemlediğim şu ki Türk çocukları, tabiki istisnalarda çok, maalesef ahlaki normlardan bilhassa utanç duygusundan yoksun yetişiyorlar.  Her zaman söylerim; çocuğun eğitimi evinden başlar. Anne baba yani ebeveyneler çocukların ilk ve en önemli öğretmenleridirler. Eğer çocuklarımızda ahlaki normlar istenilen düzeyde değilse bu tamamen ebeveynlerin ve yetiştikleri ortamın kabahatidir. Aşağıdaki bölümlerde ahlaki utanmanın kısaca bir tanımından sonra bu ahlak normunu çocuklarımıza nasıl aşılacağımızın yine kısa bir şekilde tartışmasını yapacağız.

 

“Ahlaki Utanç”, insanların yetersiz, değersiz veya küçülmüş hissetmelerine neden olabilen kendini aşağılayan bir duygudur. Utanç hisseden kişiler ayrıca kendilerini dışlanmış, açığa çıkmış, değersiz ve güçsüz hissedebilir ve küçülme veya düşüklük hissi yaşayabilirler.

 

Utanç, sıklıkla ahlaki ihlallerle ilişkilendirilen hoş olmayan, istenmeyen bir duygudur. Utanç yaşadığımızda, yanlış bir şey yaptığımızı ve kendimizi veya başkalarını hayal kırıklığına uğrattığımızı fark ederiz. Bu çok güçlü bir duygudur ve gelecekte davranışımızı değiştirmemiz için bizi zorlama potansiyeline sahiptir.

 

Çocuklara, ebeveynlik tarzları, kültürel normlar ve kişisel deneyimler gibi faktörlerin bir kombinasyonundan etkilenen çeşitli gelişim aşamalarında ahlaki utanç duygusu verilir. Ahlaki utanç, başta vurguladığım İsveçli talebe misali, kişinin eylemlerinin farkında olması ve doğru ile yanlışı tanıması, kişinin davranışı ahlaki değerlerle uyuşmadığında suçluluk veya pişmanlık duygularıyla birlikte anlaşılabilir.

 

Çocuklar, küçük yaşlardan itibaren ebeveynler, bakıcılar ve akranlarıyla etkileşimler yoluyla toplumsal beklentileri ve normları tanımaya, içselleştirmeye başlar. Ebeveynler, sınırlar koyarak, rehberlik sağlayarak ve uygun davranışı modelleyerek ahlaki utanç duygusunu geliştirmede önemli bir rol oynarlar. Örneğin, bir çocuk yalan söylerken veya hile yaparken yakalanırsa utanabilir, utanması gerekir, çünkü bu eylemleri ebeveynleri tarafından aşılanan değerlere dayanarak ahlaki olarak yanlış olarak tanır.

 

Kültürel etkiler de çocukların ahlaki utanç anlayışını şekillendirmede önemli bir rol oynar. Bazı toplumlar, İskandinav ülkeleri, Japonya gibi, bu değerler ihlal edildiğinde artan bir utanç duygusuna katkıda bulunabilen uyum, dürüstlük ve otoriteye saygıya güçlü bir vurgu yapabilir. Ek olarak, aile ve dini öğretiler ve gelenekler çocuklarda günah veya ahlaksız olarak kabul edilen davranışlar için suçluluk veya utanç duygusu aşılayabilir.

 

Hata yapmak veya kötü davranışın sonuçlarıyla yüzleşmek gibi kişisel deneyimler de çocuklarda ahlaki utancın gelişmesine katkıda bulunabilir. Bir çocuk eylemleri nedeniyle azarlandığında veya davranışlarının başkaları üzerindeki olumsuz etkilerine tanık olduğunda, utanç duygularını içselleştirebilir ve gelecekte benzer hataları tekrarlamaktan kaçınmaya çalışabilir.

 

Sonuç olarak, çocuklara ebeveyn rehberliği, kültürel etkiler ve kişisel deneyimlerin bir kombinasyonu yoluyla ahlaki utanç duygusu verilir. Bir çocuğun doğru ve yanlış anlayışını besleyerek, düşünme ve büyüme fırsatları sağlayarak, ebeveynler ve bakıcılar çocuklara küçük yaşlardan itibaren güçlü bir ahlaki pusula aşılamaya yardımcı olabilirler.

 

İşte ebeveynlerin çocuklarda ahlaki utanç duygusunu nasıl geliştirebileceğine dair daha fazla örnek:

1. *Tutarlı Disiplin:* Ebeveynler, uygunsuz davranışlar için net kurallar ve sonuçlar belirleyerek çocukların eylemleri ile sonuçları arasındaki bağlantıyı anlamalarına yardımcı olabilir. Tutarlı disiplin, belirli davranışların kabul edilemez olduğu ve ihlal edildiğinde utanç duygularına yol açabileceği fikrini güçlendirir.

 

2. *Empatiyi Teşvik Etmek:* Ebeveynler, çocukları başkalarının duygularını ve bakış açılarını düşünmeye teşvik ederek empatiyi teşvik edebilir. Empatiyi teşvik ederek, çocukların eylemleri başkalarını incittiğinde veya üzdüğünde pişmanlık ve utanç hissetme olasılıkları daha yüksektir.

 

3. *Rol Modelleme:* Ebeveynler, çocuklar için güçlü rol modelleri olarak hizmet eder. Ebeveynler, kendi eylemlerinde dürüstlük, nezaket ve bütünlük göstererek, çocukların izlemesi için olumlu bir örnek oluşturabilirler. Çocuklar, ebeveynlerinin bu değerleri savunduğuna tanık olduklarında ahlaki değerleri içselleştirme ve utanç duyguları yaşama olasılıkları daha yüksektir.

 

4. *Hesap Verebilirliği Teşvik Etmek:* Çocuklara eylemlerinin sorumluluğunu almayı öğretmek, ahlaki utanç duygusunu geliştirmeye yardımcı olabilir. Çocuklar davranışlarından sorumlu tutulduğunda ve eylemlerinin etkisi üzerinde düşünmeye teşvik edildiğinde, sorumluluk duygusu ve ahlaki farkındalık geliştirme olasılıkları daha yüksektir.

 

5. *Açık İletişim:* Güvenli ve açık bir iletişim ortamı yaratmak, çocukların düşüncelerini, duygularını ve endişelerini ifade etmelerini sağlar. Ahlaki ikilemleri, etik hususları ve doğru ve yanlışın gerçek hayattaki örneklerini tartışarak, ebeveynler çocukların karmaşık ahlaki sorunlarda yol almalarına ve ahlaki utanç konusunda daha derin bir anlayış geliştirmelerine yardımcı olabilir.

 

6. *Olumlu Davranışı Ödüllendirmek:* Olumlu davranışı kabul etmek ve ödüllendirmek, çocukların ahlaki değerlere ilişkin anlayışlarını güçlendirir ve onları etik seçimler yapmaya devam etmeye teşvik eder. Ebeveynler, nezaket, dürüstlük ve şefkat eylemlerini överek, değerleriyle uyumlu davranışları güçlendirebilir ve bu değerler tehlikeye atıldığında ahlaki utanç duygusunu teşvik edebilir.

 

7. *Düşünmeyi Teşvik Etmek:* Çocukları eylemleri ve seçimlerinin sonuçları üzerinde düşünmeye teşvik etmek, onların doğru ve yanlış konusunda daha derin bir farkındalık geliştirmelerine yardımcı olabilir. Ebeveynler, çocuklarını davranışlarının değerleriyle nasıl uyumlu olduğunu ve kendileri ve başkaları üzerindeki etkisini düşünmeye teşvik ederek, değerler göz ardı edildiğinde ahlaki sorumluluk ve utanç duygusunu besleyebilirler.

 

Ebeveynler, bu stratejileri ebeveynlik yaklaşımlarına dahil ederek, çocuklarda güçlü bir ahlaki utanç duygusu geliştirmede ve dürüstlük, empati ve sorumluluk gibi yaşam boyu sürecek değerleri aşılamada hayati bir rol oynayabilirler.  Takdir edersinizki, bu değerlerle yetişen çocuklar hem kendilerine hemde topluma faydalı bireyler olacaktırlar.  Emin Erman, 8/18/2024