Gizemli Hintli kadının mesaj beklediği Papaz Gorlukoviç ise aynı sırada birkaç kilometre ötedeki lüks bir otelin kral dairesinde, bir yandan boğaz manzarasını izlerken telefonun öbür ucundaki Aleksandra Taliç ile görüşüyordu.
“Efendim ben otelin lobi katında sizi bekiyorum. Dün akşam görüştüğümüz gibi cemaat otelin konferans salonunda toplanacak. Saat 12 gibi sizi kürsüye davet edeceğiz. Vaazın ardından katılanlar kutsal suyla vaftiz edeceksiniz. Ardından boğaza geçeceğiz ve Baran Bey’in yatında seçkin misafirlerle öğle yemeğinde buluşacağız. Sonrasında programınız boş. Siz ne isterseniz onu yapacağız. İsterseniz size İstanbul’u gezdirebilirim. Eğer arzu ederseniz sizi evimde misafir edebilirim. Tomas’ın deplasman maçı var, evde kimse olmayacak.”
Gorlukoviç, kısa bir süre düşündündükten sonra cevap verdi.
“Açıkçası Cadı Aleksandra... Öğleden sonra ne yapmak isteyeceğimden emin değilim. Aslında saat 12’den önce birisini otele davet etmeyi düşünüyorum. Önemli bir görüşmem var. Oradan çıkacak sonuca göre acilen Londra’ya dönmem gerekebilir. Bu durumda öğle yemeğinden sonra hemen havalimanına geçerim.”
“Umarım buna gerek kalmaz. Size hizmet etmek için can attığıma emin olabilirsiniz.”
“Teşekkür ederim, bundan hiç şüphem yok. Duruma göre ne yapacağımıza karar veririz. Ben şimdi misafirim Bayan Gayatri’yi otele davet edeceğim. Lütfen sen resepsiyonda onun gelişini takip et. Gelince bizi otelin sakin bir yerinde buluşturursan memnun olurum.”
Gerçekten de bu görüşmeden saniyeler sonra Sultanahmet’te kahvaltı yapmakta olan Cadı Gayatri’nin telefonuna bir meaaj düştü. Efendi Gorlukoviç, onu oteline bekliyordu.
***
Bütün bunlar olurken Trakya Longoz ormanlarındaki sakin çiftlik evinde Hüddam Hazım, yardımcısı Karabiber ile dünkü İstanbul gezisi hakkında sohbet ediyordu.
Baran bey bana uzun uzadıya başkanı olduğu Kadıköyspor’un Taksimspor ile rekabetinden söz etti ve benden yardım istedi. Biliyorsun futbol işi bize biraz yabancı. Ancak Baran bey güçlü bir adam ve bize yeni kapılar açabilir. Kendisine yardımcı olmak istiyorum.
Emriniz başımız üzerine Sultanım. Nereden başlayalım, tam olarak ne yapmamızı emredersiniz?
Doğrusu ben de nerden başlamamız gerektiğini bilmiyorum Karabiber! Baran Bey, Taksimspor’un yasadışı yöntemlerle başarılı olduğunu düşünüyor. Önce bundan emin olmalıyız. Senden Kadıköyspor yönetimindeki isimleri ve takımdaki sporcuları araştırmanı istiyorum. Onların neler çevirdiğini öğrenebilirsek bir sonraki adımı düşünebiliriz.
Derhal Sultanım. Karabiber kulunuz hemen çalışmaya başlayacak. Başka bir talimatınız var mı?
Aslında tam olarak bu konuyla ilgisi var mı bilmiyorum ama dün Baran Beyin konağında garip bir olaya tanık oldum. Kadıköysporlu futbolculardan Tomas Taliç’in eşi olduğunu öğrendğim Sırp kökenli bir kadınla tanıştım. İsmi Aleksandra’ydı. Gözgöze geldiğimizde kadın elektrik çarpmış gibi geri çekildi. Cadı kanı taşıdığına eminim. Senden bu kadını araştırmanı istiyorum. Aleksandra Taliç, Baran Bey’in yardımıyla İngiliz asıllı Rus bir papazı İstanbul’a ayin yapmaya getirmiş. Bana normal gelmedi. Bu konuya da bir bakmanızı istiyorum.
***
Bu arada Cadı Gayatri, otelin lobisinden içeri girmiş, resepsiyondakilere Aleksandra Taliç ile randevusu olduğunu söylemişti.
Görevlilerin cevap vermesine gerek kalmadan bir kadın sesiyle irkildi.
Hoşgeldiniz bayan Gayatri. Ben Aleksandra Taliç. Efendi Gorlukoviç sizi bekliyor. Buyrun size yol göstereyim.
Birlikte resepsiyonun arkasındaki bir kapıdan geçerek özel konuklar için ayrılmış bir odaya geçtiler. Gorlukoviç, onları görünce izlemekte olduğu televizyonu kapattı.
Aleksandra, sen bizi on beş dakika yalnız bırak. Cadı Gayatri’yle başbaşa görüşmemiz gerekiyor.
Aleksandra, tamam efendim, ben konuşmanız için gelen misafirlerle ilgileneyim, 15 dakikaya kadar dönerim dedi.
Güzel kadın çıktıktan sonra Gorlukoviç, Gayatri’ye döndü, seni dinliyorum cadı Gayatri diyerek gözlerinin içine baktı.
Genç kadın, çantasını açtı. İçinden bir flaş bellek çıkarttı. Burada bir ses kaydı var dedi. Ruslarla Amerikalılar arasındaki gizli görüşmelerin kayıtları! Çok yakında iki ülkenin devlet başkanları bir araya gelecek ve dünyayı paylaşacaklar. Hangi ülke, nereyi istediğini birbirine anlatıyor. Aralarında büyük bir fark kalmamışa benziyor.


