YAŞLANMA KARŞITI!
Son dönemde ilgimi çeken bir konu var. Bahsedeceğim şey, sosyal medyayı aktif kullanan hemen herkesin karşısına çıkmıştır, eminim. Öncelikle şunun ayırdını iyi yapmalıyız. İnsanlar kendilerine bakabilir, özenebilir, iyi gözükmek isteyebilir. Bundan doğal bir şey olamaz.

Ama bazı insanlar var ki dış görünüşleriyle uğraştıkları zaman dilimi artık kendine/cildine bakmaktan çıkmış bildiğiniz mesleğe dönüşmüş durumda. Evet, normal şartlarda bu kadar yoğun bir şekilde sabah ayrı öğlen ayrı akşam ayrı cilt bakımı yapmak ciddi anlamda bir mesai ister. Kişinin ilgilenmesi gereken önemli şeylerinin olmaması gerekir.

 

(Söylemeden geçemeyeceğim. O kadar ürüne canım ülkemin bugünkü şartlarında sahip olabilmek de ayrı bir başarı. Bu insanları tebrik etmek lazım.)

 

Ayrıca içinde birçok kimyasal barındıran yirmi farklı ürünü bir arada kullanmak ne derece doğrudur, o kadarını bilemiyorum. Dermatolog değilim. Sadece bana mantıklı gelmediği gibi gereksiz geliyor, hepsi bu.

 

Bu tip insanların tehlikeli bir yönü var. Maalesef günümüzde 15 yaşındaki çocuklara örnek olduklarını görmek çok üzücü. Çocuklar yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünleri kullanıyorlar. Düşünebiliyor musunuz?

 

Peki, bir insan neden dış görünüşünü değiştirmek, düzeltmekle bu kadar ilgilenir, sebebi nedir bunun? Saçında iki tel beyaz görse dünyaları yıkılır hale geldi, insanların.  Cevabını hepimiz biliyoruz aslında.

 

Ruhuyla ilgili değildir de ondan. Üretken insan, ruhunu geliştirmekle ilgilenen insan, kendisini olduğu gibi kabul eder. Üretmeyen/üretemeyen, kendisini var edemeyen, sevdiği işi yapamayan, düşünmeyen, sorgulamayan kişi ise tüketmekten başka bir şey bilmez.

 

Bir de son olarak bu tarz içeriklerin hepsinde, istisnasız, Starbucks’tan kahve sipariş ediliyor. Güne ancak bu şekilde başlanabiliyor. Aksini düşünmek imkânsız. Herhalde kahvaltıda yumurta yiyen tek ben kaldım.

 

Bengül Alkan