Derinlikli ilişkilerde ise risk altındadır, insan. Karşısındakine güvenmek zorundadır en başta. Çünkü insan ilişkileri ne kadar derinleşirse o kadar zaaflar ortaya çıkar. İnsan kusurlarla doludur.
İşte zor olanı devam ettirmenin yolu da burada saklıdır. “Rağmen” ilişkileri devam ettirebilmenin anahtarıdır. (Ama tabii ki çoğunlukla insanlar birbirlerinin zayıf noktalarını öğrenip karşısındaki kişinin hiç ummadığı bir anında ortaya bir söz atıp bir davranışta bulunmak için fırsat kollarlar.)
Bu da bize aslında ilişkilerin ne kadar da sahte ve çıkarlar üzerine kurulduğunu gösterir. En basitinden karşısındaki insanı kötü durumda görmek kişiyi mutlu eder. Bu da bir çıkarımdır, çıkarcılıktır.
Az önce dediğim gibi gerçek, yalın ilişkiler ise her şeye rağmen devam eder. Ama bu durum çok nadir görülür. O yüzden birlikte güldüğümüz eğlendiğimiz kişilerle değil de ağladığımız kusurlarımızdan bahsettiğimiz, birbirimizi eleştirdiğimiz, sinirlendiğimiz, üzüntülerimizi, paylaştığımız halde bizi kabullenebilen hazmedebilen kişilerle gerçek ilişkiler kurabiliriz. Çünkü asıl özel olan bunlardır.


