İSRAİL-İRAN ÇATIŞMASI, 2024
13 Nisan 2024 günü saat 22.00 civarında İsrail Radyosu, İran tarafından yüzlerce Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), Kamikaze Dronu (KD) ve Seyir Füzesinin (SF) İsrail’e doğru fırlatıldığını duyurdu. Radyo aynı zamanda, gerekli savunma tedbirlerinin alındığını, hava savunma şemsiyesi olan Demir Kubbenin faaliyette olduğunu bildirdi.

Bütün dünyada heyecan ve merak uyandıran saldırıda, İran tarafından 170 adet SİHA, 30 adet SF ve 110 adet KD fırlatıldığı, söz konusu sistemlerin yüzde doksan dokuzunun İsrail, İngiliz, ABD ve Ürdün Hava Kuvvetlerine mensup uçaklar ve hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü iddia edildi. Saldırı sonunda bir kız çocuğu yaralanmış, İsrail’in güneyindeki bir askeri tesiste küçük çaplı hasar oluşmuştur.

Peki, ne olmuştu da, İran doğrudan İsrail’i hedef alan bu kadar geniş bir askeri saldırı gerçekleştirmişti?

İran, 1979 yılından beri, yani ülkede Humeyni Rejiminin kurulmasından bu yana, komşuları ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınmış, tehlikeyi kendinden uzak tutmaya çalışmıştır. Sadece Saddam Hüseyin’in saldırması ile başlayan ve sekiz yıl süren (1980-1988) İran-Irak savaşı bu uygulamanın dışında kalmıştır. Söz konusu savaşta ne İran, ne de Irak belirgin bir üstünlük sağlayamamıştır. İran, diğer ülkelerde ve çatışma bölgelerinde kendisine mezhepsel ya da ideolojik açıdan bağlı (HAMAS, HİZBULLAH gibi) örgütler kurmuş, bu örgütler vasıtasıyla düşmanlarına zarar vermeye çalışmıştır. Bu uygulamayı bugüne kadar Irak, Suriye, Lübnan, Yemen’de başarı ile uygulamıştır.

07 Ekim 2023 günü Gazze Şeridinde konuşlu Hamas Örgütünün İsrail’e saldırması, 1300 kişiyi katletmesi, 300 kişiyi rehin alıp götürmesi ile başlayan Gazze Savaşı halen bütün acımasızlığı ile devam etmektedir. İsrail, Gazze şeridini adeta yerle bir etmiş, binlerce masum insanı öldürmüş, yaralamış, göçe zorlamıştır. Gazze’de soykırım yapmakla suçlanan İsrail, en güneydeki Refah kentine dayanmış, burayı da acımasız bir şekilde bombalamıştır.

ABD lideri Biden il İsrail Lideri Netanyahu savaşın deamından yanadır. Çünkü Biden Kasım 2024 ayında seçime girecek, Netanyahu ise savaş sürdüğü sürece koltuğunu koruyabilecek ve yargılanmaktan kurtulacaktır. Bu nedenle Netanyahu savaşı Ortadoğu’ya yaymak istemektdir.

Gazze Savaşı son zamanlarda öyle bir hal almıştır ki, başlangıçta İsrail’i destekleyen dünya kamuoyu “artık yeter” deme noktasına gelmiştir. Benzer sesler ABD senatosunda bile duyulmaya başlanmıştır. Gazze savaşının başınan beri israil’in en büyük destekçisi ABD yönetimi İsrail’in imha harekâtını desteklemekte zorlanmaktadır.

Savaşın Refah kentinde kritik bir aşamaya gelmesi ve dünya kamuoyunu ikna etmekte zorlanması üzerine İsrail, 01 Nisan 2024 günü, Suriye’nin başkenti Şam’daki İran konsolosluk binasını vurmuş, 8 kişinin ölümüne neden olmuştur. Ölenler arasında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün Komutanı da bulunmaktadır. İran, intikam yemini etmiş, mutlaka karşılık vereceğini ilan etmiştir.

O andan itibaren İran’ın muhtemel misillemesini bekleyen dünya, 13 Nisan 2024 gecesi İran SİHA, KD ve SF’lerinin fırlatıldığı haberini almıştır.

Her ne kadar SİHA ve KD’ların İsrail topraklarına ulaşması ortalama 5-6 saatlik zamana ihtiyaç duysa da, İran hem kendi kamuoyuna verdiği, “intikam alınacaktır” sözünü tutmuş, hem de kendi toprağına yapılan bir saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını bütün dünyaya göstermiştir.

Bütün bu olaylar karşısında Türkiye kendisine yakışır şekilde sakin davranmış, her iki tarafa da itidal tavsiyesinde bulunmuştur.

İran’ın harekâttan önce ABD’yi bilgilendirdiği, ABD tarafının da harekâtın çapı ve sınırlarının kısıtlı tutulmasını tavsiye ettiği basına yansımıştır. Ancak burada dikkate alınması gereken birkaç önemli husus vardır.

  1. İran, bugüne kadar İsrail’i doğrudan hedef alan hiçbir faaliyette bulunmamış, bu maksatla Suriye, Lübnan ve Gazze’deki örgütleri kullanmıştır. Bu harekât, İran topraklarından doğrudan İsrail’e yöneltilen ilk harekâttır.
  2. İran’ın kullandığı SİHA, SF ve KD’ların tamamı kendi yapısıdır. Üstelik serbest füze veya uydu güdümlü değil, önceden koordinat girilerek fırlatılan ve hedefini kendiliğinden bulan gelişmiş sistemlerdir.
  3. Bu bir İsrail-İran savaşı değildir. İran, saldırı gücünü sınırlı tutarak hem gücünü göstermiş, hem de İsrail’in karşılık vermesi halinde cevabın çok daha güçlü olacağını belirtmiştir. Böylece, İran’ın İsrail’i vurabilecek yeteneğinin olduğu ortaya çıkarken İsrail, Demir Küre ve Hava savunma gücünü deneme imkânı bulmuştur.
  4. İsrail, ABD, İngiliz ve Ürdün Hava Kuvvetleri ile hava savunma sistemleri saldırıyı büyük ölçüde önlemişlerdir. Aynı anda çok daha kapsamlı bir saldırı olması halinde, söz konusu savunma tedbirlerinin ne kadar işe yarayacağı tartışma konusudur.
  5. Yaşanan olay sonunda İran gücünü kanıtlarken, İsrail kendini mağdur göstermiş, kısmen de olsa dünya kamuoyunu yanına çekmiştir. Böylece Gazze’de girişeceği son imha harekâtını dünyanın gözünden saklama imkânı bulmuştur.
  6. ABD, İsrail’in güvenliğine önem verdiğini belirtmiş ancak, misillemede bulunması halinde İsrail’in yanında harekâta katılmayacağını bildirmiştir. Böylece İran ile bir çatışma istemediğini ortaya koyarak İsrail’in savaşı Ortadoğu’ya yayma girişimlerine engel olmuştur.
  7. Türkiye, Ortadoğu’daki krizlerde “Yurtta Barış, Dünyada Barış” prensibine uygun hareket etmeli, kendisine doğrudan bir tehdit yönelmediği takdirde olaylarda taraf olmamalıdır.

 

 

Nevzat KUTLU