BİR DAHA ASLA ve ASLA OLMASIN!
Gümülcine, 16.06.2023 BatıTrakya’da azınlık olarak bırakıldığımız günden bu yana, alışık olduğumuz bir olayı geçtiğimiz günlerde tekrar yaşadık. Her zaman “artık bu son olsun”, “yeter artık”, “dinimize saygı gösterin” dediğimiz anda bir saldırı da İskeçe’nin Ilıca köyündeki camiye yapıldı.

Camilere saldırı neden yapılır? Ortamı germek için mi? İnsanlar arasındaki barışçıl yaşamı bozmak için mi? Bütün bunları hep kendimize sorar ve yakın arkadaş çevremizde tartışırız. Tabiiki yanıtını da bulamayız.

Seçim başarısından sonra yapılan cami yakma olayları ise ibretliktir ve dikkat çekmektedir. Ve,  bu fanatik ve aşırı milliyetçi kişiler, başarısızlıklarını demek ki bu şekilde örtmeyi tercih ediyorlar.

2004 yılında seçimlerin yapıldığı günün akşamı İskeçe Okçular Camii’nin yakılmasını hala unutmadık. Cami her ne kadar tamir edilse de birkaç yıl sonra tekrar yakılmıştır. Bilindiği gibi Okçular Camii Selanik dönüşü Batı Trakya’ya girişte ilk Osmanlı dönemi minareli camidir. Ve, bu da ne yazık ki hazmedilememekte ve sık sık yakılmaktadır

Yine Gümülcine Yenice Mahalle’de yeralan Mahmut Ağa Camii de 2015 yılında bu kervana katıldı ve yakıldı. Bu cami de Gümülcine parkının hemen yanı başında yeralmakta ve bölgeyi süslemektedir.

Camilere saldırılar ve yakma olayları bu kadarla da bitmiyor. 2008 yılında Evros ilinde yer alan Dimeto kakasabası da yine böyle bir olaya şahit oldu. Dimetoka’dayer alan ve Amerika’nın keşfinden ve İstanbul’un fethinden önce 1420 yılında yaptırılan Çelebi Sultan Mehmet Camii duvarlarına Türkiye’nin kurucusu Atatürk’ün mezarı aleyhine çirkin yazılar yazıldı ve “camiyi yıkın” sloganları eklendi. Ve, Osmanlı’nın Avrupa topraklarındaki bu ilk ve en eski camisi, 1950’de önce çatısından su alıyor gerekçesiyle ibadete kapatıldı, buğday ambarı olarak kullanıldı, 2017 yılında da yakıldı. O günden bu yana da restorasyonu bir türlü bitirilmemektedir.

Yine başka bir yapı da var ki yapımı yılan hikayesine dönmüştür. Bu da tabiiki Gümülcine’deki POŞPOŞ Tekkesi. Gümülcine Belediyesi burasını tehlikleli olduğu gerekçesiyle 1982 yılında yıktırmış, o günden bu yana da hala yenisi inşa edilmemiş ve karşıdan dört direkli ucube bir yapı gelen geçen tarafından izlenmektedir.

Rodop ilinin Taşlık köyündeki Hıdır Baba Tekkesinin 2006 yılında Agios Georgios manastırına dönüştürülmesini de unutmamak gerekir.

 

2019 yılında Atina Camisi, Rodop ilindeki Ircan köyü camisi, İskeçe Sünne Camii ve Dedeağaç Mezarlığına spreyle yazı yazılması ve bazı taşların kırılması da devlet kurumlarınca rapor edilmiştir. Raporda İskeçe Azınlık Lisesi önüne “Domuz lezzetlidir” ibarelerinin yazıldığı da rapora eklenmiştir.

Yine daha geçen yıl İskeçe’de eski bir mezarlığın tahrip edilip taşlarının başka bir yere taşınmasını hayretle izledik.

Ecdat yadigarı eserlerimize neden bu saygısızlık yapılmaktadır?Batı Trakya Türklerinin tapu senedi niteliğindeki mezarlıklarımızın başına gelenler ise amacın ne olduğunu açıkça ortaya koymaktadır ki o da tarihimizi silmek ve insanlarımızı korkutmaktır.

Batı Trakya Türkleri barış içinde ve kalkınmış bir toplum olarak bu topraklarda yaşamak istemektedir. Bu yaşam mücadelesinde de camilerine, mezarlıklarına v.d. milli ve manevi değerlerine saygı beklemektedir. Saygı beklemektedir ki bu insanlar ülkemiz Yunanistan’a karşı bütün yükümlülüklerini yerine getirmektedirler. Dolayısıyla bizler nasıl ki diğer dinlere saygı gösteriyorsak, kendi dinimiz olan İslâm’a saygı gösterilmesini beklemek de en büyük hakkımızdır, diye düşünüyorum.

Her cami yakma olayından sonraki temennimizi yine yeniliyoruz ve bu tür yürek yakan üzücü olayların bir daha asla ve asla tekrarlanmamasını yine temenni ediyoruz.