ZEMİN SAĞLAM DEĞİLSE

Hayır. Direkt olarak Reis’ın dünkü yakarışından bahsetmiyorum. O konuya sonra geleceğiz.

Ben dün akşam oyuncularımızın ayağının altında hatta kafasının içinde sallanan zeminden bahsediyorum

Samsunsporumuz 3 maçlık ve bize göre 9 puanlık Samsun trilojisini dün itibari ile 4 puanla tamamladı ve puan tablosunda 4. Sıradaki yerini aldı.

Buraya kadar olanlar kulağa normal hatta hoş gelebilir.

Fakat dün sahadaki oyuna, hele hele ilk yarıdaki adına oyun diyemeyeceğimiz o rezalete bakılırsa bizim zemin hiç sağlam değil.

Nitekim Reis da ilk kez çileden çıktığını, soyunma odasında sesinin yükselmek zorunda kaldığını itiraf etti.

Yani skor hanemize yazılan 3 puana, 4. Lüğe ve 11 puana aldanmamak gerek.

Oynadığımız takımlar belli. Henüz Trabzon dışında dişli bir rakiple boğuşmadık. Dolayısı ile aldığımız 11 puan az bile sayılabilir. Ligin boyu kısaldıkça bu puanları umarım çok aramayız.

Özellikle 9 puanlık ev sahipliği trilojisinden kıl payı 4 puan çıkarmış olmamız, ligin en az gol atabilmiş takımından hem de iki gol yemiş olmamız hiç iyiye işaret değil.

Bunun en büyük sebebi kuşkusuz takımın ana çatısındaki değişikliklerin çok ama çok geç ve eksik yapılmış olması. Oyuncular özellikle takıma en son katılanlar birbirlerini o kadar tanımıyorlar ki, kime nasıl ne zaman top göndereceğini bilemiyor. Coulibaly’nin halini gördük.

Yeni transferlerden bizim kumaşa uyum sağlayan yalnızca Tomasson ve Musaba var. Zamanla daha da iyi olacaklarına inanıyorum.

Diğerleri için bir yorum yapmak güç.

Genele baktığımızda takımın Bennaser’in yokluğunu dolduramadığı ortada. Yunus’u Reis beğendiğini söylüyor ama Yunus’tan beklediğimiz ve ihtiyacımız olan seviyede bir 6 numara çıkmadığını ve çıkmayacağını hepimiz görüyoruz. Reis biraz da elindeki malzemeyi ve ne halde olduğumuzu göstermek için de Yunus’u ve diğer sürpriz! isimleri oynatıyor bana kalırsa.

Gelelim kelimenin birinci anlamındaki zemine.

Bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Ev sahibi ve üstelik takımı Avrupa kupasında oynayan bir teknik direktörün resmen ağlayarak kendi zemininden yakınmak zorunda kalması nasıl bir seviyedir?

Her şeyden önce küme düşmesine kesin gözüyle bakılan bir takımı lig 3. sü yapıp Avrupa kupasına taşımış bir teknik adamın bu hale düşmesi akıl alır şey değil… Yazık değil mi?

Reis sezon sonunda kendi oyunumu oynatamadığım bir sahaya sahip bir takımda neden durayım derse ne diyebiliriz? Reis gibi bir hocayı, takımla kimyası bu kadar uyuşmuş bir teknik adamı, zemin ihmali yüzünden kaybedersek bunun vebali kimin olacak?

Özetle kafamızda büyük soru işaretleri var.  Çözülecek gibi de durmuyor bu soru(n)lar.

Ne diyeyim. Umarım yanılırız.