Karadeniz Derbisinin Ardından
Panathinaikos maçının yorgunluğunu atamadan kendimizi ezeli rakibimiz, Trabzon deplasmanında bulduk. Her zaman olduğu gibi büyük bir taraftar grubu maç için Samsun’dan yola çıktı fakat maalesef taraftarımızın maç yolculuğundaki coşkuya hepimizi derinden üzen bir olay gölge düşürdü.

Maçtan ve iki takımın taraftarı arasındaki rekabetten tamamen bağımsız menfur bir olayda maalesef bir taraftarımızı yitirdik.  Kendisine Allah’tan rahmet sevenlerine ve yakınlarına sonsuz sabırlar diliyorum.

Bizim için bu kötü haberle oldukça tatsız başlayan maçın ilk 25 dakikasında neredeyse hiçbir bir varlık gösteremedik.

Reis’ın 6 numarada Yunusla başlama planı olumlu sonuç vermedi. Makoumbou da gününde olmayınca topu hücumcularımızla buluşturmakta zorlandığımız gibi defansta da açık verdik.

Nitekim son derece organize bir atak sonunda Trabzonspor’un dev Nijeryalısı Onuachu’nun 16. Dk da uçarak vurduğu kafa ile 1-0 geriye düştük.

Fakat özellikle ikinci yarıda, takım resmen kendine döndü ve sağlı sollu ataklarla Trabzon kalesini yoklamaya, Uğurcan’ı terletmeye başladık.

Ve yine, maalesef yine, her zamanki gibi, Marius’un ayağından iki net gol pozisyonunu kaçırdığımıza isyan ederken; maçın sonlarına doğru Marius nihayet topu boş kaleye yollamayı becerdi de en azından bir puanı kurtarmış olduk.

Oyunun dönmesinde elbette ilk kez forma giyen Çilek transferimiz Afonso’nun ve Pana maçının yıldızı Musaba’nın takıma kattığı enerjinin payı büyüktü. Bu kreatif ikili ile çok canlar yakacağımız kesin.

Golcü olarak Marius’a muhtaç kalmaya devam edersek canımızın çok yanacağı da.

Olmuyor.  Marius ile ol-mu-yor

Kaç maçtır aynı şeyi yazıyor söylüyor haykırıyoruz.

Golcü golcü golcü ve golcü. Acil golcü. Lütfen golcü. Allah rızası için golcü.

Golcü yoksa gol yok, gol yoksa hiçbir şey yok futbolda.

Bu maddi imkanlar, bu muazzam taraftar desteği, yıllar sonra gelen sportif başarı ve şehrin ruhu arkamızdayken şu takıma topu kaleye yuvarlayacak bir golcü bulmak bu kadar zor olmamalı.

Dün en çok 40 bin kişilik stadı Samsunspor diye inleten deplasmanın efendisi taraftarımız sayesinde bir puanı son anda kaptık.

Fakat kaybetmemiz işten bile değildi..

Ligin hemen başında kazanılan puanların altın değerinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Boy kısaldıkça bu puanları çok arayacağız.

Sözün özü daha fazla geç kalmadan bu takıma bir golcü istiyoruz. Golcü. Süper yetenekli bir kahraman olması gerekmiyor. Çilek de şart değil. Topu kaleye göndermeye gücü olsun vallahi yeter. Billahi yeter.

Kırmızı Beyaz Günler