YENİ BALKANLAR ESKİ SORUNLAR
Asya Balsam Genel Başkan yardımcısı Metin Edirneli, Balkanlardaki siyasi ve sosyal atmosferi yorumladı.

Metin Edirneli, Asya Balsam sosyal medya hesaplarında yer alan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“Türkçede güzel bir deyim vardır; "Komşu komşunun külüne muhtaçtır" diye....

Evet Balkanlarda öncelikle yapılması gereken bölge ülkeleri arasindaki işbirliği ve ticaretin geliştirilmesidir. Diğer bir konu da karşılıklı önyargıların kaldırılması icin çaba harcanmasıdır.

Fakat görüldüğü kadarıyla Balkan halkları, son iki asırda yaşadıkları onca acıya rağmen bundan ders çıkarmışa benzemiyorlar. Bunun da en büyük nedeni Sofya Kliment Ohridski Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lübomir Georgiev’in, “Balkan ülkelerinin garip özellikleri vardır. Genellikle her Balkan ülkesinde azınlık durumunda olan etnik bir grup bulunmaktadır. Fakat aynı zamanda bir sınır komşusu da bu azınlığın kendi siyasi devletidir. Yine Balkan ülkelerinde olan tarihi bir ilke de Megalo İdea fikridir. Yani her ülke etnik soydaşlarının yaşadığı toprakları anavatana isteyerek veya istemeyerek ilhak edebilmek için gayret göstermiştir ve bunu ilan etmiştir. Ve buradan da Büyük Bulgaristan, Büyük Sırbistan, Büyük Arnavutluk, Büyük Yunanistan idealleri ortaya çıkmıştır. Genellikle, Balkanlarda biz hep büyüğüz, o kadar büyüğüz ki, hep bunun iddiasında bulunuyoruz” sözünde de olduğu üzere olduğu üzere hep emperyalist amaçlar peşinde koşmalarıdır.

BALKANLAR VE IRKÇILIK

Ancak amaçlar ve yapılanlar salt bununla da sınırlı kalmamış aynı zamanda etnik açıdan homojen (türdeş) bir ulus devlet oluşturmak için ne gerekirse yapılmıştır. Bu amaçla azınlıklar katledilmiş, sürülmüştür. Balkan Savaşı’nda bu duygu, düşünce ve amaçlar zirve yapmış ve buna bağlı olarak Balkanlar, ırkçı söylemin korkunç saldırıları altında insanlık dışı olaylar yaşamıştır.

Peki, başta Balkan Savaşı olmak üzere, daha sonra da sürdürülen düşmanlık ve kamplaşma kimin işine yaradı. Bu düşmanlıktan kim karlı çıktı? Sorun olarak görülen azınlıklar konusu çözüldü mü?

Tüm bu sorulara verilecek tek bir yanıt bulunmaktadır. Balkan ülkeleri arasındaki düşmanlık, Balkan coğrafyasındaki hiçbir ülkeye ve halka yaramamıştır. Ne azınlık sorunları halledilmiş, ne de büyük hayaller gerçekleşmiştir. Bu politikalar sonucu gerçekleşen tek şey, Balkanların her açıdan Avrupa’nın en geri bölgesi ve kuklası olarak kalması olmuştur. Gelinen bu noktada yapılması gereken, artık geçmişten ders çıkarıp, yeni bir başlangıç yapmaktır. Türkçede güzel bir deyim vardır; "Komşu komşunun külüne muhtaçtır" diye...

Evet öncelikle yapılması gereken bölge ülkeleri arasındaki işbirliği ve ticaretin geliştirilmesidir. Diğer bir konu da karşılıklı önyargıların kaldırılması için çaba harcanmasıdır. Bunun için de yapılması gereken geçmişte yaşamayı bırakmaktır. Ancak yok saymak değil. Olması gereken Antonina Jelyazkova''nın da dediği gibi geçmişi doğru öğretip, geçmişten ders çıkararak sağlıklı bir gelecek kurmaktır.”