Silistre… Türk tarihinde çok önemli bir yeri olan ve Namık Kemal’in yazdığı Vatan yahut Silistre kitabına konu olmuş güzel şehir. Bulgarların Silistra Romenlerin Durostor dedikleri şehir, Tuna kıyısında yer almaktadır. Güney Dobruca’nın önemli yerleşimlerinden biri olan şehirde, yaşanan zorunlu göçlere rağmen hala çok sayıda Türk bulunmaktadır.
Geçmişi çok eskilere giden Silistre, birçok kültürün izlerini taşımaktadır. İlk defa 1388 yılında Osmanlı egemenliğine geçen kent, 1420’den sonra, kısa süreli bazı işgaller hariç, yaklaşık 5 asır boyunca Balkanlar Türkiye’sinin sürekli bir parçası olmuştur. Ancak bölgede Türklerin varlığı çok daha eskilere, Osmanlı egemenliği öncesine gitmektedir.
Silistre’deki ilk Türk varlığını, diğer bölge şehirlerinde de olduğu üzere Karadeniz’in kuzeyinden gelen Türkler oluşturmuştur. Daha sonra Selçuklu Sultanı Keykavus ile birlikte bölgeye gelen ve Sarı Saltuk’un etrafında toplananlar Türkler, ikinci grubu meydana getirmiştir. 15. yüzyıldan itibaren ise Osmanlı egemenliği ile birlikte bölgeye, Türklerin sistematik şekilde iskânı başlamıştır.
Köy enstitülerinin kurucularından İsmail Hakkı Tonguç’un doğduğu kent olan Silistre, 1595’de eyalet merkezi yapılmıştır. Bundan sonra da hızla gelişmiş ve bölgenin önemli bir ticaret merkezi ve Osmanlı kalesi haline gelmiştir. 18. yüzyıl ile birlikte Rus saldırılarına maruz kalan şehir, yaşanılan çok büyük sıkıntılara rağmen başarıyla direnmiştir. Ancak 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı Rus savaşından sonra Berlin Antlaşması hükümleri gereği Bulgar Prensliği’ne bırakılmak zorunda kalınmıştır.
Silistre’de yaşayan Türkler, Osmanlı egemenliği sonrasında 1913 ile 1940 yılları arasında şehrin, Romanya egemenliğine geçmesiyle birlikte bir süre Romanya vatandaşı olmuşlardır. Modern ve Tuna’nın en güzel kentlerinden olan Silistre’nin Varna ve Rusçuk ile demiryolu, Romanya ile Tuna üzerinde kurulan köprü sayesinde karayolu bağlantısı bulunmaktadır. Yaklaşık 50 bin kişinin yaşadığı Silistre’de, büyük çoğunluğu kırsal kesimde olmak üzere halen çok sayıda Türk yaşamaktadır.
Silistre ve çevresinde günümüzde az da olsa ayakta kalmayı başarmış Türk eseri bulunmaktadır. Bunların başında da 1848’de Sultan Abdülmecit tarafından savunma amacıyla şehre hâkim bir tepeye yaptırılmış yarım ay şeklindeki Mecidiye Tabyası gelmektedir. Bir diğer eser ise 1560 yılında yaptırılan Kurşunlu Cami’dir. Ayrıca şehre 20 kilometre mesafede bulunan ve Küçük Kaynarca Antlaşması’nın imzalandığı çeşmeyi ziyaret ile Tuna’da bir gemi gezisi mutlaka yapılması gereken eylemlerin başında gelmektedir. Türk gelenek ve göreneklerini görmek isteyenlerin yapacağı ise Türklerin yoğun olarak yaşadığı köyleri ziyaret etmektir.
Metin Edirneli


