Sarı Yüz
Sarı Yüz, Rebecca Kuang adı, Çin doğumlu Amerikalı bir yazar ve akademisyene ait bir kitapmış. Kuang, 1996 doğumlu, oldukça genç bir yaşta olduğu söylenebilir. Piyasada çok satan romanlar arasında yer alıyor ama önce başta ABD olmak üzere dünya pazarında çok satmış ki Türkiye'de de yayımlanmaya başlanmış.
Tipik bir Amerikan pazarlama ürünü olduğunu söyleyebilirim. Çünkü kapağında -The New York Times 21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri- ifadesi var.
Ben, bu ifadeye "yok artık!" demek istiyorum. 21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri ne demek? Bu, çok üst perdeden bir iddia; kaldı ki asla böyle bir kitap değil.
Normal şartlarda bu romanı alıp okumazdım ancak meslek itibariyle yazar ve editör olunca, üstelik buna bir yayıncı arkadaşım, "bizim sektörü anlatan bir roman, ilgini çekeceğini düşünüyorum" diye ısrar edince almış bulundum ve okudum.
Romanın kendini okutabilme adına herhangi bir eksiği yok. Evet okuyabiliyorsunuz. İpucu vermemek için çok fazla şey söylemeyeceğim ancak genelde intihal yani çalıntı eser ekseninde geçen, ama özellikle Amerikan kitap ve yayıncılık piyasasının iç yüzünü ortaya koyan bir roman.
Tam bir Hollywood senaryosu gibi aslında, çünkü işin içine Amerikanvari hayatların yanı sıra yine Amerika'ya özgü olan Asyalı Amerikalılar, ırkçılık, cinsiyetçilik gibi durumlarla sosyal medya da bolca eklenmiş. Üç-dört sene önce de Matt Haig'in Gece Yarısı Kütüphanesi ile ilgili böyle bir durum olmuştu. Bana, çok iyi bir kitap olduğu söylenmişti. Hatta onun kapağında da bu tür şeyler yazıyordu. Ama büyük beklentiler büyük hayal kırıklıkları doğurabilir. Bu kitabın kapağında da 21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri ifadesi olmasaydı belki beğenebilirdim bile. Lakin bu kadar iddialı bir girişin ardından ortaya konan roman tam bir popüler kültür ürünü, Amerikan tarzı hatta bence edebi bir tarafı olmayan bir metinden oluşuyor.
Bütün roman boyunca altını çizebileceğim birkaç cümle zor bulum. Bütününün edebi tarafı olduğunu söylemek de mümkün değil. Filmi çekilebilir. Bu anlamda Sarı Yüz benim için 21. yüzyılın değil, 2025'in bile okuduğunu hatırlayamayacağın kitaplarından birisine dönüştü diyebilirim. Yine söylüyorum, bu kadar iddialı sözlerle ve ticari bir meta olarak piyasaya sürülmeseydi belki kendi okur kitlesini bile oluşturabilirdi. Gelgelelim çok iddialı ama popüler bir hayal kırıklığı olduğunu ifade etmem gerekiyor.
Sadece ve sadece, ben de sektörün içinde olduğum için birtakım gelişmeler, yazışmalar benim epey ilgimi çekti. Ama herhangi bir okur olsaydım onlar da ilgimi çekmeyebilirdi.


