NARDUGAN BAYRAMINI BİR ŞAMANDAN DİNLEYİN!
Uygur asıllı bakşı Şaman Selenge, Asya Balkan Stratejik Araştırmalar merkezi web sitesindeki köşe yazısında çok tartışılan Nardugan Bayramı konusuna değindi.

Şaman Selenge, yazısına şöyle başlıyor:

Herkese merhaba... Bugün size Türk mitolojisiyle ilgili merak edilen bir konuyu anlatacağım. Her yılın son günleri geldiğinde bana nardugan bayramı hakkında birçok soru geliyor. Hatta bazıları nardugan bayramın kutlu olsun diye mesaj atıyor.”

Ancak Selenge, Narugan Bayramını büyüklerinden hiç işitmediğini şöyle anlatıyor:

“Gerçek şu: Büyük bir “ak şaman” olan ninem bana “bizde Noel ya da kış bayramı” olmaz derdi. Doğu Türkistan’da ya da Altay Türkleri’nde hiç böyle bir bayram duymamış.

Kazakistan’a göç ettikten sonra burada Sogumbası diye bir şenlik kutlandığını görmüşler. Ancak bu da aralık ayı sonunda yapılmıyor. Sonbahar ortalarında, ilk soğuk hava hissedilince bazı köylerde soğukların başlama şenliği kutlanıyor. Hala bazı uzak köylerde kutlandığını duyuyoruz...”

Şaman Selenge, Türk mitolojisinde böyle bir bayram olmadığının altını çiziyor:

“Nardugan bayramı, Ortodoks Rusların Noel Şenliklerine özenilerek yapılan bir şenlik... Sonradan ortaya çıkmış yani! Biraz kültür alışverişi, biraz da Rusların Müslüman Türklere Noel’i sevdirme çabası!”

Peki eski Türkler’in kış aylarıyla ilgili hiç geleneği yok muydu? Veya Türkler çam ağacı süsler miydi? Selenge, bu sorulara da şu cevabı veriyor:

“Türklerin yaşadığı bölgelere kış erken gelir, havalar çok soğuk olur ve uzun sürer.

Bu nedenle zorlu kış aylarında yolda kalan, donma tehlikesi geçirenler Bay Ülgen’den yardım isterdi. O da bu duaları işitir, Ayaz Han’ı yardıma gönderirdi. Bazen yaşlı bir adam, bazen de beyaz bir kurt olarak görünen Ayaz Han, yolunu kaybedenlere yardım eder ve en yakın obaya varmaları için yol gösterirdi.

Bazen yanında küçük bir kız çocuğu da görünürdü. Sorana bu benim torunumdur derdi.

Türk mitolojisinde Ayaz Han var ama Nardugan yok...”

Peki Noel Baba ile Ayaz Ata arasında bir bağlantı olabilir mi? Selenge bunu da şöyle özetliyor:

“Hıristiyanların Noel Baba dedikleri yılsonunda ortaya çıkıp hediyeler getirir.

Ayaz Han ise kışın yolunu kaybedenlere yardıma gelir.

Ayaz Han efsanesi özellikle Kıpçak Türklerinde farklı isimle yaşıyor. Mesela Başkurtlar ve Tatarlar ona Kış Babası diyor. Torununa ise Kar Kızı ya da Kar Güzeli deniyor.

Ayaz Ata, Altaylardan Ural Dağlarına ve oradan da batıya Kıpçak Türkleri tarafından taşınan bir kültür!

Azerbaycan’da Şahta Baba diyorlarmış. Özbeklerde Şahta, ısınmak için yakılan ateş demek...

Ağaç süslemeye gelince... Türklerde çam ağacı hiçbir zaman kutsal olmadı. Bizler kayın ağacına ve çınar ağacına değer veririz. Eskiler, hayat ağacı derlerdi. Dilek ağaçlarını bilir misiniz? Dallarına çaput bağlanır. Bu da ağaç süslemek sayılır. Ancak Türkler bunu yılın dört mevsimi yapar, Noel’de değil!”

Ancak Şaman Selenge, Noel Baba ile Hıristiyanlığın da ilişkisi olmadığını düşünüyor.

“Bana sorarsanız Noel Baba’nın Hıristiyanlıkla hiç ilgisi yok. Hazreti İsa’nın doğduğu topraklarda kışlar sert geçmez. Belli ki Pagan inanışları, sonradan Hıristiyanlığın içine girmiş.

Ancak bu Pagan inanışlarının Türklerle pek ilgisi yok. Büyük bir ihtimalle İskandinav veya Almanların atalarının hediyesi!

Ama diyorsanız ki İskitler, Ayaz Han’ı onlara öğrettiler; işin orasını da tarihçilere bırakmak lazım.”

Şaman Selenge, Hıristiyanların Noelini ve tüm insanlık aleminin yeni yılını kutlarken şu cümleleri ekliyor:

“Hıristiyanların Noelleri kutlu olsun.

Tüm insanlığın da yeni yılı…

İkisi aynı şey değil, biliyorsunuz değil mi?”