Ulviye Karataş: Samsun Mübadele Derneği adına ve Mübadelenin 102.yılı anısına Mübadil yazar Fatma Muratlı ile bu röportajı yapıyoruz. Fatma Hanım size öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Öncelikle Fatma Hanım, sizi tanımak istiyoruz, kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Fatma Muratlı: Ben Fatma Muratlı yazarım, ressamım ve heykeller yapıyorum. Basılmış kitabım Mut kestaneleri basılacak olan Seher iki kapılı ev vs. şiirlerimde var. Önce akşam sanatı tüm branşlarda bitirdim. Deneme lisesi sınavına girdim. Serbest olarak kurs açma hakkı doğdu. Otuz beş yıl çalıştım emekli oldum.
Ulviye Karataş: Balkanlarda, Selanikte Türkler ne şekilde yaşıyordu?
Fatma Muratlı: Öncelikle anemin ve babamın anlatımları gerçek olayları dile getiriyorum. Yunanlılar sefalet içindeydi. Annemler yemek kokusu çıkmasın diye az yemek pişirirlerdi. Bizim durumumuz iyiydi. Yunan çocukları camdan yemeklere bakarlardı. Bu nedenle hassas davranırlarmış. Onlara da verirlermiş.
Ulviye Karataş: İlginizi çeken en önemli anı nedir?
Fatma Muratlı: Yunanistan’da Drama Sarışaban’a Bulgar misafir gelmişti. Dedem onu misafir etmişti. Neden eve aldın misafir ettin diye dedem vatan haini ilan edilmiş. Diğer idamlıklarla birlikte kendi mezarları kazdırılmış ve kurşuna dizilerek idam edilmişlerdi. Sonrasında tekbir sesleri göklere çıkmıştı. O gece şiddetli gök gürültüsü ve yağmur varmış.
Ulviye Karataş: İnsanlar pencereden bakınca köpeklerin ağzında kollar, bacaklar görürlermiş. Neden?
Fatma Muratlı: Köpekler aç. Annem şahittir.
Ulviye Karataş: Balkanlarda yaşamış Müslüman Türkler Yunan komşularından düşmanlık gördü mü?
Fatma Muratlı: Hiçbir düşmanlık görmediler. Ağlayarak ayrıldılar.
Ulviye Karataş: Neden?
Fatma Muratlı: Çünkü birlikte geçirdikleri paylaşımları varmış. Yunan Türk komşuluk ilişkileri iyiymiş.
Ulviye Karataş: Müslüman Türk genci Yunan sevgilisinden neden ayrılır?
Fatma Muratlı: Ayrılmak istemese de ayrılacaktır mutlaka! Dinleri farklıdır.
Ulviye Karataş: Düşman kim peki?
Fatma Muratlı: Düşman siyasi.
Ulviye Karataş: Balkanlardan savaşın acı gerçekleriyle ayrıldılar. Selanik’ten ayrılış serüveni nasıl gerçekleşti?
Fatma Muratlı: Kağnı arabalarıyla Kavalaya gelindi. Bir yatak bir yorgan Kavala’da 7 gün kalındı.
Ulviye Karataş: Hangi araç ile gelindi?
Fatma Muratlı: Gül Cemal Vapuru ile gelmişler Samsuna. Tütün depoları misafirhane olarak Samsunda kullanılmış.15 gün sonra mübadillerin dağılımı olmuş. Tütün yetiştiriciliğini bilenler ovalara bilmeyenler dağlık alanlara yerleştirilirler. Barakalarda bir veya iki aile yaşamıştır. Rum evleri büyük ölçüde tahrip edilmişti. Şehirde de birçok ev tahrip edilmişti. Rumlar giderken yakıp yıkmışlardı.1928 yılında araziler tevzi edildi ve 1934 yılında tapu kesildi.
Atın kuyruğundaki boncuklar ve tava karaları hafızadan silinmese de yaşamak güzel şey. Annem hep derdi ki savaş olmasın. Açlık, sefalet olsun ama savaş olmasın. Her acı bir öncekini örter. Güneşe dön yüzünü, karanlıklar arkanda kalsın.
Ulviye Karataş: Fatma Hanım çok teşekkür ederim. Bu sizin vasıtanızla Balkanlardan savaşın acı gerçekleriyle ayrılan ata toprağını geride bırakan bağlarını bahçelerini, evlerini mezarlarını hatta şehitlerini bırakan mübadil Balkan Türklerini anmış olduk.


