Mehmet Faraç: HDP ve CHP’de Değişimin Ayak Sesleri
Yeniçağ’daki köşesinde Mehmet Faraç, seçimin ardından iki siyasi partideki değişim sancılarını kaleme aldı.

“Erdoğan'ın bir kez daha seçimleri kazanmasının ardından herkes muhalefette ve özellikle de "CHP içerisinde bir değişimin artık kaçınılmaz" olduğuna dikkat çekerken, cezaevine HDP Eş Genel Başkanı olarak giren Selahattin Demirtaş aktif siyaseti bıraktığını açıkladı...” diye gelinen noktayı özetleyen Mehmet Faraç, HDP’deki gelişmeleri masaya yatırırken “HDP yönetimi Demirtaş'ın bu kararını, üzerinde çok durulacak bir olay gibi görmese de, cezaevindeki bir siyasetçiyi gözardı yaklaşımı, HDP ve PKK içerisindeki şahinler-ılımlılar ayrışmasının derinleştiğinin de işareti...” değerlendirmesini yaptı.

“Böylesi bir gidişatta, HDP'deki erozyonun sorumlusu gibi gösterilen, ancak partisinin başarısızlığını eleştirdiği için de siyasi mobinge maruz kalan Demirtaş gibiler (tıpkı eski HDP milletvekili Ayhan Bilgen'in parti kurması gibi) kendilerine yeni bir rota mı çizerler, yoksa CHP içinde Sezgin Tanrıkulu-Canan Kaftancıoğlu'nun temsil ettiği gruba mı katılırlar, onu da zaman gösterecek” sorusunu soran Faraç, CHP’de ise Genel Başkan değişimi talebinin tabandan yükseldiğinin altını çizdi.

CHP örgütleri ve tabanı Erdoğan karşısında 12 seçim kaybeden parti yönetimine fazlasıyla destek vermişken, Kılıçdaroğlu'nun çevresindeki vizyonsuz-beceriksiz ekip, takım tutar gibi parti tutan bir güruhun 12 yıldır bıkmadan usanmadan dayattığı, 'CHP'yi eleştirirseniz AKP gitmez' şeklindeki o zavallıca yaklaşımın ardına daha ne kadar gizlenecek?” sorusu soran deneyimli bir parti meclisi üyesinden alıntı yapan Yeniçağ yazarı, “ bir yandan Kılıçdaroğlu'nun 12 seçim kaybetmesinin yarattığı yılgınlık, diğer taraftan hem parti içinde, hem de belediye başkanlarının perde gerisindeki genel başkanlık mücadeleleri CHP'yi kilitlemeye devam ederse, hiç kuşku duyulmasın ana muhalefet yerel seçimlerde de çok sarsıcı bir "fırtına"ya maruz kalabilir” diye yazdı.