MANASTIR…
Özgürlük, mücadele ve direniş ruhunun kenti. Makedonların Bitola, Arnavutların Manastiri dedikleri Manastır, Makedonya Cumhuriyeti’nin ikinci büyük kentidir. Yunanistan sınırında bulunan kentin ülkenin kültürel, sosyal ve ekonomik yaşamında çok önemli bir yeri vardır. Nüfusu yaklaşık 125 bindir.

Manastır, Osmanlı Devleti’nin sınırlarına 1382’de dahil olur. Osmanlı, 530 yıl egemenliğinde kalan şehri her yönden bayındır hale getirir. Ülkenin Balkanlardaki en önemli kültür, ticaret, sanat ve ekonomi merkezlerinden biri haline gelir. Evliya Çelebi’ye göre Manastır, 3 bin hane, 20 mahalle, 900 dükkan ve 20 mescit ve camiden oluşan hareketli bir şehirdir.

Manastır’ın Türk tarihinde önemli bir yeri vardır. Osmanlının sonunu getiren isyanların önemli bir bölümü burada yaşanmıştır. Aynı şekilde Türk ulusal bilincinin ve meşrutiyet fikrinin oluşmasında şehrin önemli bir yeri vardır. Başta Mustafa Kemal Atatürk, Enver Paşa, Resneli Niyazi, Ali Fethi Okyar, Kazım Özalp, Ali Fuat Cebesoy olmak üzere Türk siyasi ve askeri tarihine yön veren çok sayıda insan burada bulunan Askeri İdadi’de eğitimlerini tamamlamışlardır.

Manastır’dan Türkiye’ye yönelik son yüzyılda çok büyük göç yaşanmıştır. İlk kitlesel göç, kentin Sırbistan’ın eline geçtiği Balkan Savaşı esnasında 1912’de yaşanmıştır. İkinci büyük kitlesel göç ise 1953’ten sonra meydana gelmiştir. Tüm bu göçler, Manastırdaki Türk nüfusunun önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır. O kadar ki, şehir merkezinde günümüzde onlarla ifade edilebilecek kadar Türk yaşamaktadır.

Balkan sinemasının ilk kameramanları olan Manaki kardeşleri yetiştiren Manastır, tarihi dokusu, birbirinden güzel yapıları ve çarşısıyla hala önemli bir çekim merkezidir.

Not: Fotoğraflar internet ortamından elde edilmiştir.


Teşekkürler: Metin Edirneli