Yunanistan, 25 Haziran’da ikinci defa seçime gitmeye hazırlanırken, partilerin birbirlerini eleştirmeleri ve de bölgelere ziyaretleri de sürüyor.
21 Mayısta yapılan ilk tur seçimlerde Yeni Demokrasi Partisinin tüm Yunanistan’ı maviye boyaması ve sadece Türklerin yoğun yaşadığı Rodop ilinde muhalefetin renklerinin hakim olmasının yankıları da devam ediyor.
Baltalı yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Her seçimde olduğu gibi yine Türkiye Başkonsolosluğu hedef tahtası oldu. Konsolosluğun bazı adayları desteklediği teraneleri ortaya atıldı. Hâlbuki Eyalet Başkanının Başkonsolosa iftar verdiği ve burada da bazı N.D. adaylarının da bulunduğundan ise kimse bahsetmiyor. Sözün özü biz Türk Azınlık olarak, seçtiğimiz insanların daha meclise gitmeden yıpratılmasına ve iş yapamaz hale sokulmasına alışığız ki böyle davranışlar geçmişte yüksek oranda oy alan her aday için yapılmıştır.”
Geçtiğimiz günlerde de Yeni Demokrasi milletvekili Dora Bakoyanni’nin Hemetli bölgesini ziyaretinde yaptığı konuşmada kullandığı şu ifadele tepki çekti:
“Büyük hayal kırıklığına uğradım. Atina’da, bazı insanlara karşı, Azınlık konuları hakkında verdiğim mücadele sonrasında beni zor duruma getirdiniz. SYRIZA’ya oy verdiniz. Yardımınızı ve desteğinizi istiyorum, çünkü sizler beni desteklemezseniz, yarın da ben sizi desteklemem. Atina’da herkes benim gibi Azınlığı sevmiyor. Şimdi N.D. iktidar olacak. Milletvekillerini seçtiniz, şimdi de parti seçmeniz gerekir ki o da bizleriz… Buraya mesaj vermeye geldim. Desteğe ihtiyacımız var. Bizleri desteklemezseniz, işler çok daha zor olacak.”
Bayan Bakoyanni’nin sözlerini bir çok kişi zorlama olarak algıladı. Halbuki Bakoyanni, “Azınlık insanının sorunlarını dinlemeye geldim, nedir sorunlarınız, neden SYRİZA’ya oy verdiniz”, demiş olsaydı, belki de daha iyi bir sonuç elde ederdi. Ya da Bakoyanni, “burası AB’nin en geri kalmış bölgesi, sizlerle ilgilenemediğimiz için özür dileriz”, demiş olsaydı daha samimi ve gerçekçi davranmış olurdu.
“Bizleri desteklemezseniz, işler çok daha zor olacak.” gibi sözler asla kabul edilemez. Diken üstünde yaşatılan azınlık insanına karşı bunları söylemek yersizdir. Hele hele iktidara gelmek üzere olan bir parti milletvekilinin bunları söylemesi, ileride azınlığın nasıl idare edileceğinin de bir işareti olsa gerek.
Bakalım 25 hazirandaki ikinci turda Batı Trakyadaki hakim renk değişecek mi?


