Soru: Türkiye'de klasik hemşeri derneklerine alışığız, ancak hemşeri lobilerinin düşünce kuruluşu kurmalarına pek rastlamıyoruz. Bu ihtiyaç nasıl oluştu? Neden Asya Balsam kuruldu?
Türkiye’de hemşeri dernekleri hiç kuşkusuz önemli bir görevi yerine getirmeye çalışıyor. Bir yandan gelenekleri, görenekleri ve kültürü bir sonraki nesile aktarmaya çalışıyor, bir yandan da ait oldukları hemşeri camiasının temsilini yürütmeye çalışıyorlar.
Ancak dernekler mevzuatında hemşeri kuruluşlarına özel bir düzenleme yok.
Dolayısıyla 7 kişinin bir dernek kurabildiği, beş derneğin bir federasyon, üç federasyonun bir konfederasyon kurabildiği mevzuat, ülkemizde her isteyenin hemşeri derneği kurabildiği bir düzeni beraberinde getirmiş durumda.
Bir anlamda hemşeri derneği enflasyonu söz konusu.
Bu durum, hemşeri kuruluşlarının güçlenmesi ve görevlerini ifa edebilmesi konusunda da zaafları beraberinde getiriyor.
Oysa kültürü yaşatmak, tarihi unutturmamak ve popüler kültür ile barıştırmak gerekiyor. Bunu yapmak için de sanata, sanatçıya, bilime ve bilim insanına hitap etmek zorundasınız.
Buradan kastım şarkı söylemek, şenlik yapmak ya da panellerde akademisyenleri konuşturmak değil...
Sözün gelişi Balkanlar...
Rumeli sanatını yaşatmak için Rumeli kültürünü benimsemiş müzisyenler, heykeltraşlar, tiyatro sanatçıları, edebiyatçılar yetiştirmeliyiz.
Balkan ülkelerindeki ekonomik, siyasi, sosyal gelişmeleri takip edip analiz edecek bilim insanlarına kapı açmalıyız.
Haberleşmeyi sağlamak için Balkanlara özel yayın yapan elektronik sosyal ağlar geliştirmeliyiz.
Bunları ne yazık ki bugünkü hemşeri derneği yapısıyla yapmak mümkün değil. Bunun için yeni nesil bir sivil toplum hareketi başlatmak gerekiyordu.
Asya balkan stratejik araştırma merkezi bu ihtiyaçtan hareketle kuruldu.
Soru: Asya balsam'ın yönetim kurulunda kimler var, üye profili nasıl?
Asya Balkan Stratejik Araştırmalar merkezi sivil bir düşünce kuruluşu ve aynı zamanda bir fikir kulübü...
Buna uygun olarak üye profilinde bilim insanları, sanatçılar, bürokratlar, araştırmacılar, yazarlar, sivil toplum örgütü yöneticileri, velhasıl düşünen, düşündüğünü ifade edebilen, eğitimli kişiler yer alıyor.
Başkanlığını ben yürütüyorum, bir edebiyatçı – STK yöneticisi ve bürokrat olarak katkı vermeye çalışıyorum.
Aramızda Milli Savunma üniversitesinden Prof. Dr. Bünyamin Kocaoğlu, 19 mayıs üniversitesinden Prof. Dr. Mucize Ünlü ve Doç. Dr. Ufuk Kırbaş gibi, Amasya Üniversitesinden Doç. Dr. Kürşat Efe gibi değerli akademisyenler, Mehmet Köseoğlu, Metin Edirneli gibi değerli kültür ve sanat adamları bulunuyor.
Soru: Asya Balsam, sadece Balkanlara mı odaklanıyor? Coğrafi anlamda hangi bölgelerde çalışmalar yürütüyor?
Asya Balsam’ın özellikle odaklandığı yerlerin başında Balkan coğrafyası geliyor. Ancak bunun sebebi, kurucu ekibimizin Balkan uzmanı isimlerden oluşması.
Henüz 6 aylık bir kuruluşuz. Önümüzdeki aylarda Türk Dünyası ve Ortadoğu başta olmak üzere Türkiye ile ilgili tüm coğrafyalara açılmak istiyoruz.
Şu anda ABD, Yunanistan, Bulgaristan, Bosna Hersek, Romanya, Makedonya ve Arnavutluk gibi ülkelerde temsilcilerimiz bulunuyor. Gelecekte Azerbaycan, Orta Asya ülkeleri, Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkelerine yönelik çalışmalar da yapacağız.
Soru: Asya Balsam, çok yeni bir kuruluş, ancak belli bir görünürlük elde etmiş durumda. Asya Balsam'ın çalışmalarında hangi yöntemleri izliyorsunuz? Bundan sonra neler planlıyorsunuz?
Asya Balkan Stratejik Araştırma Merkezi sadece 6 ay önce kuruldu. Bu süreç içerisinde yasaların gereği yapmamız gereken ilk olağan genel kurulu tamamladık.
Bir yandan da örgütlenme çalışmalarına ağırlık verdik. Birçok ülkede akademisyen – gazeteci düzeyinde temsilcilerimizi belirledik.
Ayrıca www.asyabalsam.com adresinde bir web sitesi kurarak burada dünyadaki gelişmeler üzerine bilgi portalı kurduk. Pek çok değerli yazar ve akademisyenin yazılarını yayınlamaya başladık.
Asya Balsam akademi adıyla bir eğitim portalı da oluşturduk.
Asya Balkan TV adıyla kurduğumuz youtube kanalı üzerinden de yayınlar yapıyoruz.
Yakın gelecekte dünyanın daha geniş bir alanına açılmayı ve eğitim – analiz – fikir kulübü çalışmalarını sistematik bir hale getirmeyi amaçlıyoruz.
Soru: Asya Balsam'ın strateji geliştirme, fikir ve düşünce havuzu oluşturma çalışmalarına devlet organları ve üniversiteler nasıl bakmalı? Dünyada düşünce kuruluşlarına devletlerin bakışı ile karşılaştırarak bir cevap verebilir misiniz?
Dünyada düşünce kuruluşu kavramının öncüsü Amerikalılar... Gerçekten de ABD’de devlet tarafından desteklenen, Amerikan sistemi adına politika ve fikir üreten pek çok sivil veya resmi düşünce kuruluşu var.
Teknolojiden savunmaya, bankacılıktan madenciliğe, ulaşımdan iletişime, sosyal medyadan siyasete birçok alanda çalışan düşünce kuruluşlarının aynı zamanda uzmanları da bulunuyor.
Mesela Rusya, İslam Dünyası, Afrika, Uzakdoğu gibi farklı coğrafyaları bilen, kültüre ve tarihe hakim, bilgiden hareketle fikir üreten uzmanlar...
Düşünce kuruluşları konusunda İngiltere ve İsrail’in de önde gelen ülkeler olduğu bir gerçek.
Putin döneminde Rusya’da da devletin bir organı gibi çalışan, devlet tarafından finanse edilen ve devletin verdiği görevlerden hareketle politika üreten düşünce kuruluşları var.
Putin, bu düşünce kuruluşları marifetiyle düzenlenen akademik toplantılarda zaman zaman konuşuyor. Dış politika veya iç politika hamlelerini düşünce kuruluşlarının çalışmaları üzerinden yapıyor.
Türkiye’de düşünce kuruluşları önceleri bazı batılı kurum ve kuruluşlarca finanse edilen yapılar olarak ortaya çıktı. Bunların Türk devlet yapısıyla entegre olmak bir yana açıkçası bazen yıkıcı söylemleri de oldu.
Daha sonra bazı siyasetçilerin kendi düşünce kuruluşlarını kurduklarını gördük. Ancak bunların da arka planında siyasi isimlerin kendi kişisel kariyer hedefleri olduğu hissediliyor.
Dolayısıyla devlet ile beraber çalışan, devlet adına fikir üreten, ancak bağımsız bir yönü de olan sivil düşünce kuruluşları Türkiye’de gelişmedi.
Asya Balkan Stratejik Araştırmalar merkezi, vatansever kültür ve bilim insanlarının fikir ve bilgi ürettiği bir kuruluş olarak elbette Türkiye Cumhuriyetinin kurum ve kuruluşlarıyla, üniversiteleriyle beraber çalışmalar yapmaktan mutluluk duyar.


