***
Aslında eylül, insanlık tarihi boyunca önem atfedilen bir aydır. Hasat mevsimi olarak tüm uygarlıkların kaderinde etki yapmıştır.
Bereketli bir hasat mevsimi geçen uygarlıklar, kendi yaşam döngülerini sağlama almanın sevinci içinde kutlamalar icra etmiştir.
Kıtlık yaşayan toplumlar ise yok oluş sürecine girme endişesiyle Tanrılardan yardım isteyen törenler düzenlemiştir.
Ayinlere konu olan eylül ayı gelenekleri, zaman içerisinde sonbahar ekinoksu ritüellerine dönüşmüştür.
Her yıl 21 eylül ile 24 eylül arasına denk gelen gece gündüz eşitliği, tüm insanlık tarihi boyunca bir dönüşümün başlangıcı sayılmıştır.
Türkler, bu dönüşümü anlatmak için eylül ayına ilkgüz adını verirler.
Kuzey mitolojisi ise bu döneme özel bir anlam yükler. Çünkü kuzey ışıklarının gökyüzündeki dansı tam da bu gecelerde görsel bir şova dönüşür.
***
2025 yılının eylül ayı, bütün bir sene boyunca en keskin gökyüzü olaylarına tanıklık edeceğimiz bir döneme denk geldi.
Tam ay tutulmasından ekinokslara, kısmi güneş tutulmasından büyük gezegen sekstillerine, gösterişli gökyüzü karşıtlıklarından sert retrolara kadar ne ararsanız var.
Tam anlamıyla astrolojik bir gökyüzü şenliği söz konusu ama açık konuşmak gerekirse zodyaktaki bu kaosun dünyamıza etkileri çok radikal ve belirleyici olacak.
***
Ağustos ayı için iyi haberler, çatışma sonrası barış ve uzlaşma atmosferinden bahsetmiştik.
Ukrayna Savaşı vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump’ın Putin başta olmak üzere dünya liderleriyle yaptığı barış görüşmeleriyle bu ön görümüz gerçek oldu.
Türkiye’de ise ikinci çözüm süreci komisyonunun toplanması ve Aydın Büyükşehir Belediye başkanı Özlem Çerçioğlu’nun 22 senedir çatıştığı Ak Parti’yle uzlaşması bizi doğrulayan gelişmeler oldu.
Eylül ayı, büyük kaoslar, gelgitler, fikir değişiklikleri ve yüksek gerilime sebep olacak. Bu sert iklim yıl sonuna kadar devam edecek. Ancak eylül ayı bu karmaşık dönemin başladığı gökyüzü algoritmasının ilk dönemi olarak kayıtlara geçecek.
***
7 Eylül 2025 belki de bu yılın gökyüzündeki en kritik günü olarak karşımıza çıkıyor.
Bu tarihte balık burcunda bir dolunay var ancak daha da majör bir olay olarak tam ay tutulması ile çakışacak.
Dolunaylar, ileri astrolojide bir bardağı taşıran son damlaya benzetilir. Tamamlamalara, bitişlere, iz bırakmalara ve farkındalıklara yorulur.
Başak burcunun sembolü, bildiğiniz gibi elinde buğday başağı tutan bakiredir. Saflığı, bereketi, tutumluluğu, masumiyeti sembolize eder. Aynı zamanda soğuk, mesafeli, tereddütlü bir karakter yükler.
Tek başına başak dolunayını yorumlayacak olsak, iş dünyasında süregelen bir çabanın öyle veya böyle tamamlanması diye değerlendirebiliriz. Duygu dünyamızda ise yorulmuş ilişkilerin soğuk bir sonla bitirilmesi yorumunu yapmak mümkündür.
Ancak aynı tarihte yaşanacak dolunay, bu yorumlarımıza çarpan etkiler yaparak baskın bir hale getirecektir. Önemli gördüğümüz bir satırın, bir cümlenin kalın bir fosforlu kalemle çizilmesine benzer bir tarih olduğunu söylersek hiç abartmış olmayız.
***
Ay tutulmaları net biçimde hayatımızda kapıların kapandığı, yeni başlangıçların örülmeye başladığı bir gökyüzü algoritmasıdır.
Türkiye saatiyle 21:08 de gerçekleşek ve ülkemizden de izlenebilecek olan ay tutulması, tüm dünyanın yüzde 85’ini etkilediği için görkemli bir gökyüzü olayı olarak heyecan verici bir şova tanıklık etmemizi sağlayacak.
Dünyayı tam bir kargaşa ortamı bekliyor. Bu karmaşa, kaostan doğacak yeni dünya düzeninin önemli merhalelerinden birisi olacak.
Ay tutulması, hem bireysel olarak hem de dünya çapında zayıf halkaların kopmasına sebep olacak.
Zayıf ülkelerde çözülmeler, zayıflayan liderlerin yıkılması, gizli anlaşmaların sonuçlarının açığa çıkması gibi sonuçlar beklenebilir.
Üstün yetenekli kimseler, güçlü liderler ve rakip ülkeler arasında çekişmelere ve kavgalara tanık olabiliriz.
Türkiye’de özellikle gizli planların ilk sonuçlarının ortaya çıkması, zayıf ilişkilerde çözülmeler, kuralsız kararların yol açtığı gerilimler ve gizlenen sağlık sorunlarının baş göstermesi gibi olaylara açık görünüyor.
Birey olarak bizlerde iş hayatında ve özel hayatımızda zayıflayan dostlukların bitişi, sıkıntı yaşanan toksik ilişkilerin sona ermesi, hayatımıza yük olan faktörlerin sırtımızdan düşmesi gibi etkiler yapacak.
***
12 Eylül tarihinde güneş ile jüpiter arasında bir sekstile tanık olacağız.
İki gökyüzü cismi arasında 60 derece açı olduğunda eydana gelen sekstil, normal şartlarda gezegenler arası uyumlu enerjilerin aktifleşmesi ve gezegenlerin etkisi bakımından bir tür altın çağ sonucunu doğrur.
Güneş ve jüpiter gibi iki büyük gökyüzü cismi arasındaki sekstilin 7 Eylüldeki astrolojik kaosun etkisinin sürdüğü günlere denk gelmesi beni hem korkutuyor hem de heyecanlandıyor.
Çok büyük ve şok edici bir olaya tanıklık edeceğimizi zannediyorum.
Çok üst düzeyde bir siyasi karar, uluslararası anlaşma, tanınmış bir liderin sağlık sorunları yaşaması, büyük çaplı bir doğal afet ya da buna benzer çok majör bir olay yaşayabiliriz.
***
21 Eylülde bu defa güneş ile satürn arasında zodyak çemberinde tam bir karşıtlık yaşayacağız.
Satürn, ahlak, zaman ve bereket ile ilişkilendirilir.Tarım ve hasat konularıyla doğrudan bağlantılıdır. Eylül ayının mitoloji dünyasında hasat dönemi olması ve tam güz ekinoksuna denk gelmesi son derece çarpıcı görünüyor.
Aynı gün saat 22:54’te bir kısmi güneş tutulması var.
Bu tarihlerde ilahi adaletin tecellisi olarak nitelendirilebilecek bir büyük olay yaşanabilir.
Ayrıca önemli bir çevre felaketiyle karşılaşabiliriz.
Açıkçası ben de endişeyle bekliyor olacağım.
Ayın alçalan yörünge düğümünde gerçekleşecek kısmı güneş tutulması, güz ekinoksu ve güneşle satürn karşıtlıklarının aynı güne denk gelmesi küçük kıyamet gibi bir şey!
Başak burcunda gerçekleşecek güneş tutulmasının liderlerin ölümleri, devrilmesi, salgın, kıtlık, esaret ve ekonomik kriz gibi olaylarla bağlantılı olabileceği düşünülür.
Ayrıca sanat dünyasından, düşünürlerden, yazarlardan ve sanatçılardan tanınmış kişiler için tutuklanma ve sürgün gibi olaylar olabilir.
Dünyanın önde gelen bir ülkesinde demokratik süreçleri zarara sokacak iç hesaplaşmalar, sokak olayları, darbe girişimleri gibi ekstrem durumlar beni şaşırtmayacak.
***
Eylül ayının tüm bizi izleyenlere sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.


