BİRKAÇ KUŞAK MESELESİ
Toplum olarak eleştirmeyi çok severiz ancak iş eleştirilmeye gelince hemen yüzümüz düşer. "Ben eleştiriye açık bir insanım" deriz ; ama çoğu zaman da bizi eleştirenlere için için kızarır.

 

Üniversitede bir Gıyasettin Aytaş Hocamız vardı, Yeni Türk Edebiyatı  derslerimize girerdi. Hiç unutamam. "Eleştiri yoksa hata çoktur, eleştiri sizi başarıya götürür, elestirilmekten korkmayın."  derdi.

Yazılarımın  düzenli okurlarindan  iki arkadaşım Rasim Bey ve Nazmiye Hanımla laflarken kendilerinden  yazılarımı elestirmelerini istedim. Rasim Bey "Yazıların  hepsinde eskiye özlem duygusu hakim, artık önümüzü görmek istiyoruz" , derken Nazmiye Hanim takıldı "Çocukluğunda  kalmış, 🥺 sonraki devre geçememiş". Tam onlara nasıl laf yetistireceğimi düşünüyordum ki çalan cep telefonumun sesi ile sohbet bölündü. Arayan annemdi, çalıştığım günlerde çocuklara göz kulak olan babaanne ya da anneanne durumu. Bugün sıra anneannede...

Evde kriz yaşanıyordu, küçük olan tablette defalarca izlediği filmi tekrar izlemek isterken büyüğü tablette uygulamalardan birini kullanmak istiyor ve evde 3 tablet olmasına rağmen bir tanesi ( en donanımlısı) paylaşılamıyordu, benim tabirimle bir ev klasiği, kuşak çatışması yaşanıyordu .

ALFA kuşağı ufaklık ve Z kuşağı ablasının her gün yaşadığı ve X kuşağı,  onları hiç anlamadığı düşünülen  anneannne;  telefonun ucunda acaba nasıl çözeriz diye kara kara düşünen Y kuşağı ben🙃

Peki ne olacak bu gençliğin hali  ya da bu nesil nereye gidiyor?

şimdi hep beraber bu sorunun cevabını bulmaya çalışalım mı?

 

Alfa kuşağı tabiri yeni yeni kullanılmaya başlandı.

Biraz araştırdığımızda 2010 yılından sonra doğan çocuklar için bu tabirin  kullanıldığını göreceksiniz.

Alfa kuşağı tabirini ilk kez Avustralyalı bir fütürist kullanmış.

Uzmanlara göre bu kuşak hayatlarını çok daha erken dönemlerinde bilgiye çok daha çabuk erişebilen, en girişimci nesil olacak. Sanal gerçeklik ve  pek çok teknolojik ürün hayatlarının baş köşesinde olacak. Z kuşağına oranla daha dikkatli bir kuşak olduğu söyleniyor.

Robotların ve  yapay zekanın içinde doğan bir nesil olduğu için robot teknolojisine  de daha kolay uyum sağlayabiliyorlar.

Ancaaak yazmayı sevmiyorlar, tekrar tekrar aynı filmleri aynı videoları aynı şeyleri izlemekten keyif alıyorlar. Daha benciller,  kendi kendine zaman geçirmekten çok hoşlanıyorlar. Ve insanlarla daha az iletişim kurmak istiyorlar. Sadece bir duyuya hitap eden her şeyden çabuk sıkılıyorlar. Aceleci bir nesil , bilgiye hemen ulaşmak istiyor,  ulaşamazsa konudan  uzaklaşabiliyor.

 

Z kuşağı, Ahh Z kuşağı.

Milenyum kuşağı ya da internet kuşağı olarak da adlandırılıyor.

1996 ile 2010 yılı arasında doğan çocuklara deniyor.

Bu nesil sosyal medyaya çok ilgili, hızlı ve analitik düşünme becerisi gelişmiş bir nesil olarak biliniyor.  Bu neslin de Alfa kuşağı gibi özgüveni çok yüksek,  teknolojiyi çok iyi kullanıyor , bu nedenle her işin  kolay ve hızlı bir yolunu bulabiliyorlar, her şeyi kolayca ve hızlı şekilde elde ettikleri için de özverili çalışmayı , paylaşmayı ve yardımlaşmayı bilmiyorlar.

Bilgisayar başında çok fazla vakit geçirdikleri için iletişim becerileri çok iyi değil ve bu nesilde bağımlılık oranı diğer nesillere göre oldukça yüksek.

 

Y kuşağı,

Ahhh bu ben ve benim yaşımdakiler😊

1980 ve 1995 yılı arasında doğanlara Y kuşağı deniyor.

Sokakta oyun oynayarak büyüyebilen efsane nesil...

Özelliklerini araştırdığımda sorgulayıcı bir nesil ilk dikkatimi çeken özellik olmuştu. İş ve sosyal hayat dengesini sağlayan, otoriteyi sorgulayarak kabul eden, akranların görüşüne çokça değer veren, dijital okur yazarlıği yüksek , sosyal medya kullanmada başarılı .

Eeeee, bir Y Kuşağı olduğumdan bu neslin hiç olumsuz özelliğini bulamadım 😃

 

Ah X kuşağı vah X kuşağı,

1965-1980 yılları arasında doğan gariban nesil, Gariban dediysem

internete diğer nesillere göre daha uzak olduğundan😀

Duygulu , anlayışlı ve çalışkan insanlarin nesli. İş sadakatleri çok yüksek, Teknolojide , sanatta, siyasette büyük değişimlere şahit olmuş ve bu değişimlere uyum sağlamış . Ama internet dünyamıza girince yapay zeka hayatımıza saltanatını kurarken Z ve Alfa kuşağını anlayamayabiliyor,

Zaten bu kuşakların da çok fazla anlaşılayım diye bir çabaları yok.

Yazımızın başında demiştik ya eleştiri,

X kuşağı Z kuşağını Alfa kuşağını eleştiriyor , Z kuşağı X kuşağını  Y kuşağını eleştiriyor, Y kuşağı  Z kuşağıni eleştiriyor, Alfa kuşağı desen alayını eleştiriyor,  kimse kimseyi dinlemeye anlamaya  çalışmıyor . Eleştiriyor da eleştiriyor.

İş eleştiriye geldiğinde eleştirmek kolay, ama yapıcı eleştiride bulunmak, yol gösterici olmak , hiç kolay değil.

Şimdi soruyorum sizlere, bir ebeveyn olarak çocuklarımızı ne kadar tanıyor, onların güçlü yönlerini ya da güçlendirebileceğimiz yönlerini ne kadarını biliyoruz? Hassasiyetlerinin  ne kadarının farkındayız?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki teknolojiye uyum sağlama,  teknolojiyi kullanma,  bilgiye ulaşma konusunda hem Z kuşağı hem Alfa kuşağı çok çok iyiler,

Peki,  biz onları yönlendirmede  onlara örnek olma konusunda ne kadar iyiyiz?

Sürekli kızdığımız,  eleştirdiğimiz,  internet bağımlısı olup çıktı , oyun bağımlısı olup çıktı dediğimiz çocuklarımız  acaba bizi örnek alıyor olabilirler mi? Telefonu elinden düşürmeyen , bilgisayarı oyun için açan , televizyonun başında saatlerce vakit geçirip kayda değer hiçbir şey izlemeyen, sosyal medyada saatler harcayan bizler çocuklarımıza ne kadar iyi örnek olabiliyoruz? Onların gelişimlerini ne kadar destekleyebiliyoruz?

Yazımı yine geçmişi özlem dolu bir sözle bitirmek istiyorum.

Eskiler ne güzel söylemiş " Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur. "


Melek Dirican Üner