Soğuk ve yağmurlu bir Samsun havasında, UEFA Konferans Ligi'nde tarih yazmak için 19 Mayıs Stadyumu'nda her zaman olduğu gibi yerimizi aldık. Hem şehrimiz, hem ülkemiz için önemli olan bir maçta, 19 Mayıs şehri Samsun halkının duyarsızlığı ise şaşkınlık yarattı. Neden ne olur ise olsun tribünlerin yer yer boş kalması Samsun şehrine yakışmadı.
Stadyum'a gelen renktaşlarımla, biz bize yeteriz diyerek, takımı son ana kadar destekledik. Deplasman da 1-0'ın rövanşını tam 4-0 ile tamamladık. Samsunspor tarihinde ilk defa katıldığı UEFA Konferans Ligi'nde son 16 turuna gururla kalma başarısı gösterdik.
Bu gurur sadece Samsunspor'un değil, Türkiye'nin gururu oldu. Atılan her golde tüm Türkiye ayaklara fırladı. Fazlasıyla duygulandı. Fazlasıyla takdir etti. Fazlasıyla sevinç yaşadı. Ülkemize bu gururu yaşatan Samsunspor camiasının her bir ferdini gönülden tebrik ediyorum. Özellikle bu soğuk havada stadyum da benim gibi takımını yalnız bırakmayan taraftarı ise ayrıca alınlarından öpüyorum.
Yeni teknik direktör Thorsten Fink gelmesinin üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yaptığı samimi, gerçekci ve karakterli açıklamarıyla gönlümüze girmeyi başardı. Özellikle ilk maç sonrası başarının en önemli mimarlarının Marcus Gisdol, Thomas Reis olduğunu ifade etmesi adam gibi bir açıklama dedirtti bizlere. Takımın istenilen düzeye gelmesi için iki transfer dönemine ihtiyaç olduğu ifade ise gerçekçi bir açıklamaydı.
Samsunspr yönetimi teknik direktör seçimi konusunda gösterdiği üstün başarıyı, son futbolcu transferlerinde maalesef gösterdiğini düşünmüyorum. Gelenin gideni arattığı bir transfer dönemi geçirdik. Gelenlerin takımı aşağıya çektiği net bir konudur. Samsunspor üç sene önce transfer ettiği futbolcuların ayakları üzerinde gidiyor. Bu aşamada sportif direktör konusunda Yüksel Başkan'ın ivedi bir çalışma yapması gerektiğini düşünüyorum. Fuat Çapa'da ısrar eder ise bu iş kendisine çok pahalıya patlar bizden bir dost tavsiyesi.
Taraftarın stadyumdan uzaklaşması derinlemesine her türlü incelenmesi gereken bir konudur. Bugün tarihi sportif bir başarı nasıl yönetime yazıyor ise taraftarın stadyumdan uzaklaşmasıda onlara yazar. Bu duruma kademe kademe maalesef gelindi. Bilet fiyatlarında alınan en son aksiyonda da gözüktüğü gibi problem sadece bilet fiyatları değil. Başkan, yönetim maçlarda taraftar içine fazlasıyla girmesi gerekiyor. Ama protokol ve localarda çıkmamak tercih edildi. Başkan şehirde genellikle yok. Tamam anlıyoruz. Ya diğer İcra Kurulu üyeleri neden taraftarın arasında değiller. Taraftar sadece taraftar gruplarından ibaret değil. Taraftar gruplarıyla iyi iletişim kurmak stadyumun dolmasını sağlamıyor. Bu konuda Yüksel Başkan'ın ekibini baştan aşağıya çek etmesi gerekiyor.
Benim tavsiyem. Yüksel Başkan da zaman zaman CEO konusunu dile getirmişti. Burada camiayı tekrar toparlayacak, kenetleyecek, aidiyet duygusunu fazlasıyla yaşatacak, herkes tarafından saygı gören, sportif, mali ve sosyal iletişim açısından fazlasıyla destek verecek biri lazım. Yüksel Başkanım bu şu anki ekibiniz içinden biri asla değil. Bir diğer konu ise sizin basın önünden biraz uzaklaşmanız.veya camiayı kenetleyecek yeni açıklamalar stratejisine ihtiyacınız olduğudur. Sizin duruşunuz, açıklamalarınız ile oraya koşacak onbinler kenarda bekliyor bilesiniz.
Taraftar konusunda en önemli konulardan biri ise kombine satışıdır. Geçen sene hiç ama hiç iyi organize edilemedi.
Sonuç olarak dün tarihe yerinde tanıklık ettiğim için çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Kendisini bu tarihi andan yoksun bırakanlar ise çok şey kaçırdılar. Bu gururun yaşanmasında emeği geçenlere sonsuz teşekkürler. Son olarak ne diyelim.
Avrupa'da Tarih Yazıyoruz.
Sağlıcakla Kalın.


