YENİ DÜNYA DÜZENİNDE TÜRKİYE NASIL KONUMLANACAK?
Bir klişe oldu, Türkiye’de gündem jet hızıyla değişiyor. Her sabah “acaba bugün memlekette ne olacak?” diye uyanıyoruz. Akşam yatarken de “vay anasına, bugün şu oldu, yarın kimbilir başka neler olacak” diye uykuya dalıyoruz.

Bir gündemi sindirmeden ötekine maruz kaldığımız için olsa gerek, gerçeklerden kopmuş ön görülemez bir hayat sürer olduk.

Biz bu gündem fırtınasında savrulurken dünyada ikinci dünya savaşı sonrası kurulan eski düzen çöp oldu. Çöpü kaldırma işini de Amerika’nın çılgın başkanı Trump’a yaptıracaklar besbelli. Yeni düzenin mimarisi üzerine çalışanlar kim bilir neler kurguluyordur.

Biz rönesans ve reform çağını Mısır’da halifelik peşinde koşarken kaçırdık.

Dünya coğrafi keşiflerle öeşgulken biz Viyana kapılarında, Ukrayna bozkırlarında yeniçericilik yapıyorduk.

Sanayi devriminde ve  sonrasında elektronik iletişim çağında kullanıcı rolünü aşamadık.

Şimdi gelmekte olan yeni çağ, yapayzeka çağı mıdır, yeni imparatorluklar çağı mıdır, yoksa modern kölelik dönemidir, orasını göreceğiz.

Ancak “hızlandırılmış milli gündem” fırtınasına tutulmuş olduğumuzdan yeni çağ başladıktan sonra idrak edecekmişiz gibi görünüyor.

NATO’yu ve Avrupa Birliği’ni kendisine yük gören Trump Amerikası kendisine yeni bir İmparatorluk coğrafyası tanımlıyor.

Bunun için de Ruslara ve muhtemelen Çinliler’e bir yaşam alanı bırakıp dünyanın en bereketli bçlgelerine çökeceklermiş gibi görünüyor.

Hal böyleyken İngiltere ve Avrupa Birliği’nin biraz gecikerek bile olsa kendisine bir yol çizeceğine şüphe yok.

Peki biz ne olacağız?

Doktorlarımzı, mühendislerimizi, yetişmiş insanlarımızı elden kaçırıyoruz. Yerine eğitimsiz ve bizimle sosyal uyum sorunu yaşayacağı kesin olan göçmenleri buyur ediyoruz.

Paramız yok, sanayimiz bitik, tarım hak getire!

Elimizde kısmen asker olmaya müsait bir nüfus hariç birşey kalmamış.

Bu haldeyken gelecekte bize yaşam alanı olarak ne kalır, hiç kafa yoruyor muyuz?

Eskiden "ne olacak bu memleketin hali" diyorduk.

Şimdi onu söyleyen de kalmadı.